3 Ekim 2013 Perşembe

31

 
Blogumda kendimize ait paylaştığım ilk resim...

Bir zamanlar bir yerlerde doğmuşuz hepimiz. Birimiz doğmuşuz bebek olmuşuz büyüyormuşuz diğer tarafta diğerimiz doğacakmış ama henüz anne babası efsanevi aşklarını yaşamaktaymış... Aşık maşukuna ulaşmak için epey cefalar çekmiş... Telefon yokmuş internet yokmuş postalar da öyle erken erken gelmezmiş... Maşuk o zamanlar öğretmen okulunda okurmuş.. Ne tesadüftür ki aşık da meslektaşıymış... Birbirlerine olan hasretlerini mektuplara işledikleri nameler ile anlatırlarmış... Postacı yolları beklenirmiş dört gözle acaba yine nasıl bir mektup gelecek diye...E mektuplar gelirmiş ama yasakmış öğretmenevinde onları tutmak. Kız atletine diktiği bir cep ile saklarmış mektupları... Zamanla bozulur nemlenir yırtılırmış... Oğlan bir yıl erken bitirmiş öğretmen okulunu e arada gelirmiş görmeğe... E hani çalışıyor ya sevdiğine ve malum öğrenci diğer arkadaşlarına muhallebi ısmarlarmış eskii köhne bir muhallebicide... Diğer kızlar ancak bu şartlarda eşik ederlermiş gençlere... Yoksa nerdeee yalnız çıkacaklar mümkün mü hiç?
Gel zaman git zaman kız da gencecik bir öğretmen olarak çıkar gelir memlekete ... Taliplisi çoktur güzeller güzelidir. Sorunlar çıkar oğlan istenmeyen adam ilan edilir kız memleketten değişiklik olsun diye akrabalarının yanına gönderilir. Eyvaahhh oğlan sanır ki kızı başkasına verdiler. Hastalanır yemeden içmeden kesilir ... ve bir gün gerçekten verem olur hastanelere düşer.... Hasta yatağında yine durmaz yazar hep yazar... Şiirler yazar mektuplar yazar kıza ulaştırmaya çalışır... Kız çok uzun zaman sonra bunları duyar... Mücadele etmekten hiç vazgeçmezler ve öyle inanırlar ki mutlu sona  bundan 40 sene önce bir kızın başını kaldırıp da etrafına bakması bile ayıp olan bir yerde herkesi aşklarının büyüklüğüne inandırırlar.... Öyle inanırlar ki aralarındaki sevgiye,  kızın annesi bile fındık tarlası içinde konuşmak için buluşan çifti görünce çayırların içine siner ve "öyle güzel konuşuyorlardı ki aman rahatsız olmasınlar diye olduğum yerde bekledim kaldım" deme cesaretini ve fedakarlığını  gösterir...Ben ölmeden asla evlenemeyeceksiniz diyen yaşlı bir büyük de ne hikmetse onların evleneceği hafta hakkaten ölür!

İşte resimde en alt sağda duran küçük kız 31 sene önce bu aşk hikayesiyle birbirine bağlanan bir çiftin kızıdır. Yani BEN!!!

31 yaşında ve 7 yaşında bir çocuğa sahip biri olan ben !! Hala kendime ve geçen yıllara inanamasam da bugün 31 yaşımı devirdim. 3 lü hanelerde dolaştığım bu yaşlarımı pek sevdim açıkçası....Evladımın yüzünü her gün sağlıkla görüyorum, var gücümle çalışıyorum, seviyor seviliyorum, etrafımda ne çok dostum var .... ne çok sevenim sevdiğim var... Ne çok değer biriktirmişim meğer ben bu yıllar içinde... Allah'ıma her gün şükrediyorum bunca nimet için...En başta sağlığım için...

Ben şimdi eskilere dalmışken resimdeki diğer kişilerin kim olduğunu çözme işini size bırakıyorummm...

İyi ki doğdum, iyi ki yaşıyorum ve sağlıklıyım... Ailem, huzurum, evladım ve en kıymetlim eşim...Hep daim olun inşallah!!!