27 Temmuz 2012 Cuma

Limonlu Cheesecake







Blogum Kuzu Gerdan yemeğini çok sevdi. Haliyle son postun ömrü çok uzun oldu:(  Bu aralar karışık hallerdeyim hem duygusal hem fiziksel.. bir sürü değişiklik bekliyor beni. Yine yeni yeniden diye yollara düşme zamanına çok az kaldı. Hep tedirgin olduğumuz son ile artık karşılaşmak üzereyiz....

Neler mi yaptım ortalıkta yokken?

Bir kere İstanbul'da başlayacak yeni hayatım için evimi tuttum. Eşimle internetten ilanlara bakarken gördüm tuttuğum evi. Kesinlikle içim çok ısındı ve benim olmalı dedim. Çevresini içini hiçbiryerini görmeden... dokunmadan.... Kadın hisleri böyle olsa gerek. Sonrasında evi gittik gördük beğendik imzaları attık. İlk defa kiracı olmanın verdiği burukluğu yaşadım:( Hiç eğlenceli değilmiş. Hele ev sahibiniz bir proje yöneticisi ise ve kiralama sürecini Proje haline getirmişse vay halinize:))) Sözleşmeler , anlaşmalar, şunu yapma bunu yapmalar ... derken tatlıya bağlandı herşey çok şükür. Ama şunu anladım ki kiracı olmak çok ama çok zormuş. Bir kere aitlik hissiniz yok oluyor. Çok sevdiğim birkaç resmimizi bile duvara asıp asmamak konusunda kararsızım. Ama mutfak yine çok güzel oldu çok içime sindi. Kocaman camın önüne koyacağım mutfak masasından iyi kötü bir 10. kat manzarası seyredebileceğim.... Eminim herşey çok güzel olacak:) Ya da "evren lütfen güzel olsun!!" :))) Bu evren muhabbetine de ayrıca değineceğim bir post yazmalıyım:))

İkincisi büyük emeklerle aldığım, her yerinde ayrı bir hatıram olan, her parçasına ayrı bir hevesle dokunduğum canım evimi kiraya verdim:( Eskiden amaaannn nolcak ev değil mi kiraya verilir hiç aramıycam evimi desemde şimdilerde içimden minik minik hüzün orkestrası senfoniye başladı bile:( Hele komşularım .... Ayyy ağlarım bak! İlk defa muhteşem komşularımın olduğu bir evde oturdum... İnanın kıymeti paha biçilemez. Çocukları yatırıp sinemaya gidişlerimiz, elimize kahvelerimizi alıp sitenin parkında sonlanmayan muhabbetlere dalışımız, eşlerimiz arafından "yeter hadi evlerinize dönün" ikazlarıyla kendimize geldiğimiz, çocuklarımızın uyum içinde oynamalarını seyredişlerimiz anlar mazi mi olacak:((( Olamaaazzz ..... Doğrusu bu nadide insanlar ile tanışacağı için kiracımı kıskanmaya bile başladım :)  

Yavaş yavaş toparlanma işlerimi organize etmeye başladım. Ne götürsem? ne kalsa ? Kullanılmayanlar ayrılmaya verilecekler yerlerine ulaşmaya başladı...

Yavaş yavaş veda gezilerine başladım. Gidemediğim göremediğim arkadaşlarımla son buluşmalar hüzünlü vedalar gerçekleşmeye başladı. Ama bıraktığımız yerden yeniden başlayacağım dostlar biriktirdiğim için kendimi her seferinde kutluyorum... Ne kadar güzel yatırımlar yapmışım ben meğer... Ne şanslı ne lütuflu bir insanmışım.

Daha neler geliyor neler aklıma ... Neler geçiyor içimden tahmin bile edemezsiniz. Bu yazıyı en iyisi daha fazla uzatmayıp tatlıya yani dünyanın en lezzetli yiyeceği olan, benim hastası olduğum Cheesecake bağlayalım :))) Böylece bu kadar fazla konusu olan yazıyı da "ay nasıl bağlıcam" derdinden de kurtulmuş olayım.

Tarif üniversiteden çok tatlı bir arkadaşım olan Meltem'in aşcılık okulunda okuyan bir arkadaşına ait. Resimler tarif yapılış Meltem'e ait. Akıllara zarar bir tarif olduğunu söylesem abartmış olmam. Ufff iftarda olsaydı keşke:)

Meltem'ciğim ellerine emeğine sağlık. Nefisti!

Limonlu Cheesecake

Tabanı için;
  • 1 su bardağı un
  • 1/8 çaykaşığı tuz
  • ¼ subardağı toz şeker
  • 1 çorba kaşığı Hindistan cevizi
  • 1 yumurtanın sarısı
  • 75 gr tereyağ (soğuk olacak)

Kreması için;
  • 1 subardağı toz şeker
  • 1 paket vanilya
  • 1 limon
  • 2 kaşık un
  • 100 ml krema
  • 4 yumurta
  • 750 gr labne peyniri

Üzerinin peltesi için;
  • 1,5 subardağı hazır limonata
  • 2 çorba kaşığı nişasta
  • 1-2 çorba kaşığı toz şeker

Hazır limonata kullanmak yerine;limon kabuğu, limon suyu, şeker ve su ile siz
de bir limon şerbeti hazırlayabilirsiniz.
Yapılışı:
Kelepçeli bir kalıbı hafifçe yağlayın,
un seker ve hindistan cevizini robotta cevirin,
tereyagini minik minik kesip karisima ekleyin,
yumurta sarisinida ekleyip karistirin. kaliba yayip buzdolabinda yarim saat dinlendirin,
önceden ısıtılmış fırında 180 derecede 25 dakika boyunca pişirin. Kalıbı fırından çıkartıp soğumaya bırakın.
labne peynirini 1 bardak sekerle krema kivamina gelene kadar
mikserle cirpin. 1paket vanilya ve bir limon kabugu rendesini karisima ekleyip
cirpmaya devam edin.
teker teker yumurtalari ekleyin 2 corba kasigi unu ekleyip karistirip yarim paket kremayida ekleyin. tamamen homojen bir karisim elde ediyoruz. bu karisimi tabanin uzerine dokun ve max derecede isitilmis firina koyuyoruz yaklasik 8-10 dk sonra isiyi 100dereceye indirip 35 dk daha pismesini bekliyoruz. firindan cikarmadan kapagi acik olarak sogumaya birakiyoruz.
peltesine gelince: nisasta seker ve limonatayi muhallebi kivamina gelene kadar karistirarak pisiriyoruz, ilindiktan sonra cheesecakimizin uzerine dokup buzdolabinda 1 gece bekletiyoruz.

5 Temmuz 2012 Perşembe

Fırında Kuzu Gerdan

Pek bir telaşlıydık son günlerde. Oğlum sünnet oldu. Malum birçok arkadaşımın bildiği gibi Mert'den çok ben telaşlandım bu süreç için. Allah'ım ne sıkıntılı bir iştir ne zordur ne zor:( Hep aklıma kötü kötü senaryolar geldi gitti.

Sünnetten önce Mert'e olacakları tek tek anlattık. Güzelce oğlumuzu bu sürece hazırladık. Artık gerçek bir abi olacağına inandırdık ama bize pahalıya patladı. Oğlum tam bir Lego canavarı olduğu için bize bir sürü lego aldırdı. Sadece bana değil değil tüm arkadaşlarıma:))) iş arkadaşlarım dahi çocuğa lego aldı o derece psikopata bağladık :)
Sonuçta güle oynaya sünnetimizi yaptırdık. Aşırı derecede memnun kaldım yaptırdığımız yerden. En çok çocuğun korkmasından ve o korkunun ona yerleşmesinden korkuyordum kesinlikle böyle bişey olmadı. Süreç harikaydı. Playstation eşliğinde oldu da bitti maşallah dedik resmen. Mert ferrari ile yarışa dalmışken azıcık ucundan gitti:))

Karmaşamız bitti misafirlerimizi gönderdik ancak tarif yazma fırsatı oldu...

Bu yemek de oğlumun sünneti için ankaraya gelen kayınvalidemler için yapıldı. Misafir sofralarına çok yakışacak servisi ve yapımı kolay olan bu yemeği kesinlikle tavsiye ediyorum. Lezzeti de muhteşem oluyor.

Malzemeler;
  • Kişi sayısı kadar kuzu gerdan
  • 1 kg patates
  • 6-7 tane küçük boy bütün soğan
  • 1 baş sarımsak
  • salça
  • tuz
  • kimyon
  • kekik
  • su
Yapılışı;
Kuzu gerdanları düdüklü tencereye alın az su ekleyip bir taşım kaynatıp o suyu dökün. Sonra yeniden su tuz ekleyip 45 dk haşlayın.
Başka bir tencerede tereyağını kızdırıp içine salça ve soğanları atın. biraz çvirdikten sonra patatesleri ilave edip ardından sarımsak ve baharatları ekledikten sonra altını kısıp yarım saat bu şekilde kavurun. Pişen etleri düdüklüden çıkarıp tepsiye dizin. Üzerine patates soğan karışımını döküp etin suyundan ilave edin. Bu şekilde 200 derece fırında 30 dk daha pişiririn. Enfess bir yemek olacağına emin olun:)