27 Mart 2012 Salı

Elif


Üniversiteye başladığımız ilk haftalarda dersimize giren bir hoca isimlerimizin anlamlarını sordu.
Herkes anlattı herkes söyledi herkes dinledi.
Kızım sen söyle dedi hoca
Başladım....
Taaa ortaokulda din kültürü hocamın "kızım o güzel isminin gerçek anlamını sana anlatayım mı" dediği anlara usulca bir yolculuk yaparak başladım... Tam kelimeleri hatırlayamasam da (malum 10 seneden fazla oluyor okula ilk başladığım gün ) sözün özü aşağıdaki gibi...

İmam-ı Azamı biliyosunuzdur
İmam ı azam ilk öğrenci toyluk zamanlarında bir hocayla çalışmaya başlamış
derse geldiği ilk gün hoca ona harfleri ve anlamları öğretmek istemiş
elif harfini göstermiş önce
söyle bakalım ne görüyorsın burda demiş
İmam-ı Azam bakmış bakmış düşünmüş düşünmüş
çok şey görüyorum demiş
e-l-f harflerini (arapça düşünmek gerekiyor burayı)
görüyorum demiş
elif harfi ne kadar başı dik ne kadar gururlu ne kadar kararlı demiş
lamelif - l - harfi ne kadar boynu bükük ne kadar mütevazı demiş
f harfi ne kadar inançlı ne kadar tutkulu demiş
İşte Elifin anlamı budur.

Layık olmaktır hedefim...

Ama taa ortaokuldayken hocam da söylemişti. "Elif olmak zordur kızım hem de çok zor"






Not : Resim buradan. 

24 Mart 2012 Cumartesi

İlla İlla EVLAT


Bi sulugözüm bu aralar aman yarabbi... Öyle bir geçer zamanki dizisini geçen sene seyrediyordum. Bu sene Kuzey Güney' e transfer oldum. İkisi de kalp ağrılarıma sebep olan sorunlardan:)) Cemile nin durumu malum . Bir anne olarak seyrettiğim bazı sahnelerde yüreğimi koparıp atasım geliyor. İnsanın evladından ayrı kalması kadar büyük bir sınav olamaz sanırım.

Güney'in canı cehenneme :)) Kardeş kavramını topluma yanlış aktaran saçma sapan bir karakter.. Keşke taşolaymış da kardeş olmayaymış dediğim uyuz şey!!! Her diziyi seyrettiğimde babanem gibi kendimi kendisine "körolasıca " filan gibi sıfatlarla kendi kendime konuşurken bulduğum karakter! Ayyy sinirlendim gene:))

Kuzeye gelince...

Oğluma çok benzediğinden midir nedir diziyi seyrederken beni çoğu acıklı hali gözyaşlarına boğan karakter. Eşimin dalga geçmelerinden korktuğum için dizi esnasında değil de genelde tivibu dan reklamsız soluksuz gözyaşı ile seyrettiğim çocuk!!! Of ya nedir benim sizle çektiğim. Bi mutlu olun ya :)

Böyle şeyler seyrederken zaman zaman saçma sapan duygulara kapılıyorum. Benim çocuğum ilerde mutsuz olursa acaba neler hissederim... Kuzeyin tabutta olduğu sahnelerde çocukluğunda oynadığı bir oyunun anları gözünün önüne geldiğinde hep merak ederim. Acaba ben çocuğumun ilerde aklına geleceği hangi sahneleri yanlışlıkla yapıyorum??? Oğlum 20 yaşına veya 30 yaşına geldiğinde çocukluğundan bişeyler anlat dediklerinde veya derin hatıralara daldığında neler anlatacak ???? Bir piknik anı mı gelecek aklına? mutlu mesut top oynayışı veya dili dışarda hevesle oynadığı askeri helikopter oyunları mı ?? veya zorla yemek yediği anlar mı ?? "ben okula gitmiicceeemmm" dediği "ama benim napalım gitmen lazım" diye ağlaya ağlaya servise bindirdiğim anlar mı?? Acaba neler neler??? Geleceğini çok merak ediyorum sarı fırtınam benim?? Allah hayırlar yazsın senin her anına inşallah:)



Evlat nefes
Evlat enfess
Evlat evin neşesi
Evlat yaşam kaynağı
Evlat umut
Evlat hayat sevinci
Evlat kalpte inceden bir sızı
Evlat bazen coşku
Evlat bazen çok derin bir acı

Daha aklınıza gelebilecek sonsuz satırları da insan ekleyebilir bu sıraya.

Bir post Leman Sam ile nasıl bağlanır bilemedim ama yok Leman Sam İlla illaa Sevda demiş ama İlla illa Evlat...


Leman Sam ' ı sevmeyen yoktur heralde. Ben de eskiden beri merak ederdim kendisini. Geçen hafta bu küçük devi sahnede görme şansım oldu. NE güzel söyledi  hem de ne güzel... İçime işledi sesi. Her anı kalbimin derinliklerine girdi orda dolaştı dolaştııı...

Sözün özü Muhteşemdi.

Ama tekrar ediyorum illa illa EVLAT!!!

21 Mart 2012 Çarşamba

Hayat Paylaştıkça Güzel:)


Öyle ilginç bir zamanda yaşıyoruz ki hayat koşuyor biz peşinden kovalıyoruz. Koşarken sağımıza solumuza engel çıkmasın diye önümüze gelenin üzerinden atlayıp hoopppaaaa diye yola devam ediyoruz. hiç bakmıyoruz sğımıza solumuza sadece önümüze bakıyoruz. Oysa sağda solda bu koşuda yenik düşmüş koşarken zarar görmüş bir sürü insan var. Benim de biri elimden tusa keşke dualar bekleyenler var...


Biz de arkadaşlar olarak bu seslere kulak verelim dedik. Arada sırada yaptığımız ev toplantılarından birini paralı yapmaya karar verdik. 20 tl ücretle brunch hazırladık ve yardım ücretlerini de bir kız öğrencinin yurt ücretne katkıda bulunmak üzere yurt yönetimine gönderdik... Yaptığımız dedikoduları da Allah affetmiştir bu vesile ile:)

Yardım etmek yürek ister
Yardım etmek adalet duygusu ister
Yardım etmek varlıkla ilgi değil gönül ile ilgilidir
Yardım edebilmek ayrıcalıktır
Yardım etmek büyük hazdır


Koşarken hep çevremize bakalım düşen varsa elinden tutalım inanın bir elin nesi iki elin sesi gerçekten var...



18 Mart 2012 Pazar

Hoşgeldin Ümit Emir Bebek...


İşte yeni bir sipariş yine bir sipariş...

 Sevgili arkadaşım Ceyda - jet sosyete demiştim face de kendisine epey gülmüştük- yeni doğum yapmış arkadaşı için değişik birşey yapayım diye istemiş. Her zaman tarz hediyeler seçmeyi seven arkadaşım kurabiyelerden bir aranjman yapıp içine de bebek için aldığı minik hediyeyi yerleştirmek istedi.



Kurabiyeleri güzel güzel yaptık. içine hediyeyi koyduk. Ceyda hediyesini gtürmüş ve arkadaşı çok mutlu olmuş. Emek denilen şeyin karşılığı gerçekten maddiyatla ölçülmüyor. Karşındakinin mutluluğu ve memnuniyeti ile ölçülüyor.



Güle güle sağlıkla büyü Ümit Emir bebek... Allah hep güzel günlerini göstersin ailene ve sana...

16 Mart 2012 Cuma

Yastık Adam







Benim blog yemek blogu olmaktan çıktı. sağdan soldan her telden şeklinde devam ediyorum hayata :)

Bu oyunun güzelliğini yazmazsam olmaz artık.  Aylar önce gittik ama şimdi fırsat oldu yazmaya...


Ankara Devlet Tiyatroları bu yıl hiç olmadığı kadar başarılı bence. Birbrinden güzel oyunlar sahneleniyor. Biz de elimizden geldiğince gitmeye çalışıyoruz. Yastık adam ömrü hayatımda seyrettiğim en güzel tiyatro oyunu olmaya hak kazanmıştır efendim. Belki bir anne olduğum için oyun beni daha çok etkiledi ama her anını tırsa tırsa soluksuz seyrettiği bir oyun oldu.


Oyuna ilk girişte her zamanki gibi Esma ile kakkara kikkiri ilerliyoduk tam yerime doğru yönelmişken puslu siyah karanlık sahnede anammmm arkamda bişeyler:(( Ödüm koptu valla... Esmanın koluna yapışıverdim. Normalde tiyatroda ağır oyunlardan hiç hazzetmem hep komik neşeli şeyleri severim. Ama bu oyun , oyuncular bambaşkaydı.

Oyunda öykü yazarı bir adamın hikayesini, özürlü kardeşi ile yaşadıkları anlatıyor. Aslında anlatılıyor hafif bir kelime oldu oyuncular size bunları yaşatıyor.

Oyun sonunda hipnotize olmuş gibi hissettim eve gidene kadar çocuğumla ilgili ona olan davranışlarımla ilgili bir sürü şey geçti durdu aklımdan.


Daha fazla anlatmayayım gidin yaşayın bunları sizler de...

sevgiler:)

13 Mart 2012 Salı

Erk'in Arkadaşlarına Sürprizi vaaarrr:)

Kurabiye yapmaya başlayalı 2 seneyi geçti... Çok eğlenceli ama bir o kadar da zor bir iş. Çok meşakkatli ve sabır lazım :) Düşünüyorum da bu zamana kadar sevdiklerime, arkadaşlarıma, doğumlara ne çok kurabiye yapmışım...

Ama bu kurabiyelerin anlamı büyük. Hem ERK gibi yakışıklı bir çocuğa yapılmaları hem de kurabiyelerden para kazanmış olmam :)

İnsanın emeği karşılığında eline birşeyler geçmesi gibi haz veren hiçbirşey yok...



Ceyda' cığım çocukları için ölen tiplerden. Bu kadar anaç bu kadar çocuklarını sarıp sarmalayan bir anne ... Sevgi dolu komik.. Kendisine de söylediğim gibi " sizi gördükçe annelik hislerimden şüphe ediyorum" . O derece yani


Yine oğlunun doğum gününde değişiklik olsun diye kız arkadaşlarına elbise erkek arkadaşlarına kral tacı olarak 2 şekilde kurabiye siparişi verdi bana. ERK arkadaşlarına kurabiyeleri kendi doğum gününde hediye etti. Hepsi çok beğenmişler.Bana da bu zevkin tadını çıkarmak kaldı:))


Sağlıkla yaşa adın gibi güçlü ol koçum beniiimmm:))) ( from Ceyda)

9 Mart 2012 Cuma

Orkestra...


Gençler ve kendini genç hissedenler hepinize selamlar ...






Çarşamba günü akşam Ankara Devlet Tiyatrolarında oynayan "ORKESTRA" adlı oyuna gittik. Yine macera yine macera arkadaş yaaaa:)) İşyerinden 2 arkadaşım Esma , Filiz ve sevgili komşucuklarım İlknur, İnci, Derya büyük bir heyecanla oyuna gittik. Aslında bu zamana kadar da epey macera var ama neyysee komşularım üzülür şimdi taksicinin 30 TL lik yoldan onlardan 45 TL aldığını dolandırdığını anlatırsam:))) İşyerinden biz arkadaşlarla çıktık . Önce tabiki güzelce bişeyler yedik kızkıza 3-5 çekiştirmden sonra İrfan Şahinbaş Sahnesinin yolunu tuttuk. Ben daha önceden ufak tefek bişiler biliyodum ama bilmeyenler eminim çok şaşırmıştır. Orda girişte beklerken birden şarkı söylemeye başladı birileri sonra onları dinleyip rehavete kapılmışken Allaaahhhhh diye polisler geldi hepimizi ittire ittire içeri topladılar ... Noluyoooo yaaaa demeye kalmadan kendimiziz salonda bulduk Allahım silah sesler vurulanlar kaçanlar... Sonra bir de köpek havlamaları Allahhuueekbberr:)) Heyecan dorukta 3 saat boyunca şimdi kim ölcek şimdi ne olcak diye walla tırsa tırsa oturduk...

 


Oyun Alman nazi toplama kamplarını anlatıyordu. Kamplarda o insanların çektiği sıkıntıları o kadar canlı yaşatıyorlar ki insana bir an nefesim daraldı diye düşündüm. Hiç bir an tempo düşmüyor her durumda heyecan dorukta... Seyirciler arasında bile oyuncular olabiliyor.


Değişik garip bir oyun oldu ama mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum. Yer bulmak çok zor ama iyi düşünelim iyi olsun ...



Mutlu haftasonları:)


6 Mart 2012 Salı

Ben ki Bir KADIN

Ben ki ; annemin kucuk kizi , babamin kiymetlisi, abimin kardesi, kardesimin haritasi , kocamin sevgilisi , cocugumun annesi...
Ben ki; komsumun yoldasi, dostumun kalbi, arkadasimin elleri, evrenin mesaji , cocuklarin teyzesi , yegenlerin yengesi , mutlu bir evin gelini....
Ben ki; evin icinde hizmetci, temizlikci, asci, terzi, tamirci, sofor ama o evin diregi... sahibesi ....
Ben ki ; isyerinde o...jeli elleri , topuklu ayakkabilari , fonlu saclari basi dimdik emekci .... ama cocugu ve evi icin 7/24 gonullu isci...
Ben ki ; yaradan karsisinda zerreden kucuk , haklinin yaninda dunyadan buyuk....
Ben ki ; cocugunun kaklan gibi onunde, dostunun dag gibi arkasinda , akraba-komsunun derman gibi ustunde, kocasinin yoldas gibi yaninda....
Ben ki bir KADIN ; Dunya Kadinlar Gunum kutlu olsun....

4 Mart 2012 Pazar

Fetih Beni Fethetti


Fetih gösterime girdiği ilk gün izledim. Film ayrı macera filmi seyredişimiz ayrı macera idi... Efenim başlayayım maceraya:)

Apartmanda çok tatlı bir komşum var. Yaşam enerjisi bu kadar yüksek başka bir insan var mıdır bilemedim :) Telefon çalar.. Elif akşam çocukları yatıralım 21:15 de Fetih varmış kızlarla gidelim ne dersin?? Elif in istediği bir göz Allah verdi iki göz. Hayde bakalım. İşten geldim haldır huldur evdeki işlerimi ayarladım. Mert'i yatırdım 5 dk içinde sinemadaydım. Ooo hanımlar mısırları patlatmışlar cipsleri almışlar başladık film seyretmeye... Filmden aşırı derecede etkilendim. Bir Türk evladı olarak gurur duydum atalarımla. O şartlarda yapılan savaşlarda harcanan emeklere bir kez daha saygı duydum gözlerim dolup doluptaştı birçok sahnesinde... Hele hele o fetih öncesi ordunun Fatih Sultan Mehmet önderliğinde kıldığı o sabah namazı sahnesi var ya akıllara zarardı ... Ulubatlı Hasan 'ın bayrağı surlara dikmesi... Filmin her karesine bayıldım bayıldım kısacası. Ayrıca kızlarla böyle bir sinema kaçamağı yapmak da çok iyi geldi. En geç 15 günde bir bunu tekrarlıyoruz artık. Pek bir eğlenceli oluyor.

Burdan filmi donuk bulan, çoookk uzun bulan, eksik bulan veya herhangi bir hata bulanlara sesleniyorum maalleeeseff halt etmişiniz:)))


3 Mart 2012 Cumartesi

Milföylü Tavuk

 Biraz önce eve düştüm çok şükür. Bu hafta o kadar yoğun o kadar stresli geçti ki walla sıkıntıdan belim bırkım ağrıyor... ( bırkım da ne demekse bilemedim şmdi ama)

Pazartesi herşey çok güzeldi. İş güzel hava güzel oh oh filan derken Salı günü yağmaya başlayan kar bana yine isyeaaannn ettirmeye başladı. Sonra pat ÇArşamba, Perşembe okullar tatil oldu :( Yaw öğretmenler okula giderken gidemiyo da biz işe giderken uçakla mı gidiyoz niye bize tatil olmuyo ona da bir anlam veremiyorum ya neyse evden çalışma izni kopardım. Keşke onun yerine 24 saat işe gideydim daha iidi:( olmadığı kadar yoğun olan işler çalan telefonlar MErt'in bitmek bilmeyen stekleri camı açıp "yangın vaaarrrrr diye bağırtmaya" yetmişti ya ama tuttum kendimi.:)) Beyfendi tivibu işini de öğrenmiş kaç tane film kiraladı kendine sayamadım bile:) Sonrasında Cuma mübarek gün geldi yine yoğun bir iş günü o da yetmemiş gibi öğlen arası yapılan spor ve tutulan tüm kaslar ve bendeniz bu muhteşem yemeklerle şu an çatlamaya hazır bir halde bu yazıyı yazıyorum.

Evvet bugün Yunus abimlere yemeğe davetliydik. Marifetli Nurten bize neler yapmıştı neler:) Ama facebokta bu tavuk çok rağbet gördüğü için yayınlamak şart oldu. Daha önceki tariflerimde buna benzer tarifler var ama bunu da yayınlamadan geçmek olmazdı..

Yapımı son derece basit olan yemeğin tarifi de çok basit....

İstenilen sayıda tavuk baget tuzlu ve hafif baharatlı bir sudda haşlanır. Her bir baget milföy hamuruna sarılır ve hamurun üzerine yumurta sarısı sürülür dilenirse susam veya çörekotu serpilip fırında milföy hamurları kızarıncaya kadar pişirilir. Davet sofralarında oldukça şık görünen bu yemek yapılmadıysa mutlaka yapılmalıdır derim...

Yapın yiyin yedirin ve neşelenin dostlar:)