15 Şubat 2012 Çarşamba

Eski Dostlar Ne Kadar İyi Geldiniz Bana...




İlk gün... Üniversiteyi kazandık kayıtları yaptırdık yurda yerleştik artık fakülteye başlayacağız.... İlk gün hazırlandık giyindik kitaplarımızı elimize aldık haydi bismillah diyerekten fakülteye doğru gitmek için dolmuşa bindik. Git git bitmedi bi uzun geldi bana o gün fakültenin yolu. Babamla kayıt yaptırırken sanki o kadar uzak değildi. Gittik sınıfın önden ikinci sırasına oturduk. Dersin başlamasını beklerken herkes teker teker içeriye giriyordu ben de bu da kim şu da kim diye millete bakıyordum yavaştan yavaştan...1 iki herkes doldu içeri ders başladı dinledik filan .. Ders arasında ufaktan insanlarla tanışmaya başladık. Ben Elif ben Kurtuluş ben Serap ben Burcu ben Özlem ben Özgür ben Aslı ben o ben bu ben Erdem. Erdem ile böylece tanıştık. Daha önce başka üniversite okuyup geldiği için bizlerden büyüktü abimizdi. Sürekli çenesi titrediği için veya sürekli kesik kesik öksürdüğü için mi tam hatırlamıyorum arkadaşları Tito dermiş ona. Böylece hepimiz tanıştık 4 sene kardeşten öte çok güzel yıllar geçirdik. Birbirimizin derslerine, dertlerine, sevinçlerine herşeyine ortak olduk. Mecburiyet caddesinde sadece derdi dersleri olan tasasız ama neşesi bol olarak kahkahalar attık. Sınavlarda terledik derslerde eğlendik neler yaptık neler... Bu günler üzerinden 10 yıldan fazla zaman geçti. Herkes ayrı bir hikaye oluverdi çıktı birden... Hepimiz başka şehirlere dağıldık hepimiz başka insanlarla tanıştık sevdik sevildik evlendik çozuklarımız oldu neler oldu neler...

Cuma günü de namı değer Tito'yu evlendirdik. Kendisi sınıfta en sevilen insanlardan olduğu için okul buluşması gibi birşey oldu düğünü.
Cuma günü sabah Ankara nasıl karlı nasıl fena. 1 aydır kurup kaldırıyorum mutlaka gitmem lazım diye. Burcu ile camın ardından sabah nasıl gidicez diye vah vah tüh tüh yapıyoruz. Evreennnn duy sesimi gidicem ben İzmir'e diyorum Burcu gülüyor :) Sabah oldu kalktık binbir cefa ile 07:45 uçağına yetiştik. Yine başka bir arkadaşımız da aynı uçaktaydık 09:00 da İzmir'e indik. Ayy ne güzelsin be gavur İzmir:))) Uçaktan inince miss gibi güneş selamladı bizi. Ooohh içimize çektik havayı. Sanki Sibirya2dan Antalya'ya inmiş gibiydik:) ) yarım saat sonra inecek olan 2 arkadaşımızı daha beklemeye başladık. Görüşmeyeli çok uzun zaman olunca herkes birbirini süzüyor. Aaa şişmanladın aaa saçların beyazladı aaa hiç değişmedin nidalarıyla birbirimizi kucakladık. Sonra ver elini Alsancak..... Kahvaltı yaptık aynı deliliklerle kahvaltıda güldük eğlendik. Sonra kızlar ayrıldık biraz kızkıza gezelim dedik Alsancak'ta. Amannnn peşimize bir falcı teyze takıldı. Türkan Şoray Gözlü (arkadaşım) , Şanzaliza güzeli, Hürrem sultan ( ben) , Hollywod güzeli (arkadaşım) diye diye peşimizden geldi. Zorla fal baktı bize. Bazıları tuttu da walla yaw:)Bana taşıncaksınız dedi. İstanbula gidicez ya onu mu bildi nedir:)) epey güldürdü bizi teyze ama... Şen kahkahaların üzerine bir türk kahvesi ooohhh miisss:))

Eeee akşam düğün var yavaş yavaş hazırlanmak lazım. Serhat gelip bizi aldı. Dünyalar tatlısı eşi Duygu bizi çok güzel karşıladılar. Misafirlerin en zoru Serhat-Duygu ikilisine kaldı.. 3 kız biri saçını beğnmez biri elbisesini beğenmez birinin aykakkabızı olmadı ayakkabıcıya götür biri terzide elbisem kaldı der elbise alınır oldu olmadı oy oyy evlerine şenlik kattık walla:)) Sonunda hazırlanıp gittik.

Düğün çok güzeldi. Hepimiz aynı okul yıllarındaki gibi orda da eğlenebileceğimizin son noktasına kadar eğlendik. Hasret giderdik bol bol. Erdem ile İlkur'un mutluluklarına da diyecek yoktu yani.. Erdem eskiden beri çok oynaması ile bilinir. Düğünde nirvana yaptı. oynadı da oynadı oynadı da oynadı oynamalara doymadı....

Sonraa ne mi oldu. Çocuğum hasta olduğu için ben Cuma gece doğru otobüse:(( Onlar Cumartesi -Pazar da aynı heyecanla aynı hevesle gezerken benim kalbim EGE de kaldı:((

Ama şunu anladım ki meğer biz ne kadar candan dost olmuşuz meğer ne çok şey paylaşmış ne çok şey geçirmişiz. Ne kadar içtenmişiz. Havalanından gık demeden gelip bizi almaları , tüm gün nazımızda oynamaları , dur ben hiçbişey yapamadım bari otobüse ben götüreyim demeleri , herşeyi biz gelmeden tek tek ayarlamaları hepsinin gülen gözleri.... Canım arkadaşlarım hepinizi sağlıklı mutlu gördüm .... Orda geçirdiğim 1 gün ömrüme 10 yıl kattı.

Bizim gurubun bekarlar hemen evlenin.... tek tek.... ama İZMİR de evlenin..... tekrar gidelim gelelim gezelim gülelimm eğlenelim :)))

İzmir efradına burdan tekrar tekrar teşekkürler:)

14 Şubat 2012 Salı

It's a BOY:)

Bütün bu gördüğünüz hazırlıklar Uras Arhan için yapıldı. İş arkadaşım normalde PAzar günü doğum yapacaktı. Bu nedenle bir afta öncesinden kurabiyeler ayapılsın istemişti.
Pazar günü kurbişler hazırlandı. Kendisi de diğer süsleri internetten almıştı. Hepsini toparlayıp düzenledik...


Dün gece de Uras Arhan artık ben anneme sürpriz yapayım sevgililer günü hediyesi olayım diyerekten doğdu:))
Sağlıkla yaşasın güzellikler görsün inşallah hep.




Lohusa şerbeti için:)

8 Şubat 2012 Çarşamba

Hayatımız Neşeleneli Tam 5 Yıl Olmuş:)

Dün evde hummalı bir çalışma vardı. Uzun zamandır Mert doğum günü için heyecanlanıp duruyordu. Anne nolur pastamı sen yap sen yap diye tutturdu. Trafik işaretlerine kafayı taktığı için pastası da öyle olsun istiyodu. Eve gidene kadar hayal kurduk şöyle yaparız böyle yaparız ben sana yardım ederim anne. Ben mutfak konusunda ustayım anne:))) Ben herşeyi yaparım anne diye diye gaza da geldik:)) Sonra kolları sıvadık.

Daha önce de pandispanya tarifi aldığım ve sonucundan son derece memnun kaldığım sevgili Müge den pandispanya tarifini tekrar aldım.  Yoğurtlu sade pandispanyayı 1.5 ölçü ile yaptım sonuç muhteşem oldu beni hüsrana uğratmadı. Zaten zaman çok azdı valla fırının kapağına yapıştım kaldım "noooluurrr çökmeeee " diye:)) Bu arada bir baktım bizim bacaksız elinde laptop ekranda googdan bulunmuş trafik işaretleri ile bıdı bıdı geliyor. "Anneeee bunlar olacak ona göre "

Eywahhh ben nasıl yapıcam bunları Mert. Hem yeşil boyamız da yok. "Anneeeee sarı ile maviyi karıştır yeşil olur biz kreşte öğrenmiştik" .....Aaaa aferim kuzu yeşil de halloldu:)

Sonra başladım yavaş yavaş hamurları açmaya işaretlere bakıyorum sağa bakıyorum sola bakıyorum reklerin hepsi yok. Offfffffffffffff:((( İmdaaattttttt diye söyleniyorum. Mert arkamdan hadi anne hadi anneee:) Mehter takımı dersiniz :) Yüreklendiriyor beni. Bi yandan müfettiş gibi şurası olmadı şu renk olmadı işareti yanlış yaptın diye bıdı bıdı tepemden ayrılmadı:)

Sonuçta epey uğraştık oğluşla ama sonucu güzel oldu . Çok beğendi beyfendi pastayı.



E kurabiyesiz olmaz tabi. Çiçeklerden trafik işareti yaptık. Kalanlara 5 baskısı bastırdık.
Sabah pastayı ve Mert'i okula bırakırken. Arkadaşlarına gururla pastasını sundu ufaklık. Çocuklar arasında da pasta yarışı var ya çok komikler.



Canım oğlum. 5 yıldır evimize kattığın neşenin değeri paha biçilemez. Annemm büyüdüğünde beni bırakıp arkadaşlarınla gezmeye gider misin dediğimde "annee ben kocaman araba alıcam üzülme hem arkadaşlarım hem de sen sığarsın seni de götüreceğim" demelerin, uyurken "annem tek düşündüğüm şey sensin" demelerin inan paha biçilemez.

İyi ki seni doğurmuşum. İyi ki varsın. Hep mutlu huzurlu neşeli akıllı bir çocuk ol inşallah.

1 Şubat 2012 Çarşamba

Muhallebili İncirli Tatlı







Ankara buz buzzzzzzzzzzzzzzzzzz:((( Mert bile şikayetçi artık. Bi güneş gelmedi bi hava ısınmadı anne diyor. Tüm kış palto giymememek için ağlamaktan perişan olan çocuk bacaklarını kapatsın diye aldığım hafif uzun paltodan çok memnun:) Sıcacıkmış diyor.

Bense hasta. Hastalandığım ilk günün tarihini unuttum walla:( Grip nezle halsizlik karmakarışık bir durum. Sesim desen gerçek sesimi duymayalı uzun zaman oldu:(

İşte böyle. Ama Bu tatlının resmini görünce bile içim açılıyor. Tarif yine Özlem den. Tarifi aldıktan sonra kaç kere yaptığımı hatırlamıyorum bile. Tadı çok hoş. Klasik tatlılardan sıkılanlara güzel bir alternatif. Bu Cumartesi gelecek misafirlerime de yapacağım ..

Siz de yapın haftasonunuz şenlensin...:)


Malzemeler;



Kek için

1. 1 su bardağı kalın dövülmüş ceviz

2. 2 yumurta

3. 1 çay bardağı un

4. 1 çay bardağı un

5. 7 tane kurun incir

6. Yarım paket kabartma tozu

Krema için;

1. 3 su bardağı süt

2. 1 kahve fincanı şeker

3. 1 tane vanilya

4. 2 yemek kaşığı tepeleme buğday nişastası

5. 1.5 yemek kaşığı tepeleme un

Krem şanti için;

1. 1 çay bardağı süt( ama şu ajda olanlardan)

2. 1 paket krem şanti

Keki ıslatmak için;

1. 2 tatlı kaşığı nescafe

2. 1 kupa ılık su





Yapılışı;



Kek için tüm malzemeleri karıştırıp bulamaç aline getirin. Dikdörtgen bir borcamı altını hafif yağlayıp bulamacı elinizle borcamın tabanına yayın. 180 derece fırında 25 dk pişirin. Hafif sert bir kek olacak. Fırından çıktıktan tam 5 dk sonra 1 kupa suyun içine kattığınız 2 tatlı kaşığı nescafeyi iyice karıştırıp keki ıslatın ve soğumaya bırakın.



Krema için ;


Vanilya hariç Tüm malzemeleri karıştırın ve muhallebi kıvamına gelene kadar orta ateşte sürekli karıştırarak pişirin. Kıvamı biraz koyu olacak telaşlanmayın muhallebi sıcakken vanilya ekleyip soğuyana kadar mikserleara ara çırpın ve muhallebinin buz gibi olana kadar soğumasını sağlayın. Diğer taraftan krem şantiyi sütle çırpıp dolaba kaldırın. Muhallebi iyice soğuduğunda dolaptan krem şantiyi çıkarıp muhallebiye karıştırın. İkisini 10 dakika aralıksız mikserle çırpın. Dondurma gibi beyaz bir kıvamda krema elde edin. Soğuk kekin üzerine kremayı sürün dilerseniz üzerine Hindistan cevizi serpin.

Canım Özlemim de bir blog açtı takip edin derim mutlaka. http://mutfakkokusu.blogspot.com/


Yazarken bile yoruldum bakalım yapmaya karar verecek misiniz)