8 Kasım 2012 Perşembe

Yazdan Kalma Bir Istanbul ve Kapıyı Aralayan Kış...

Son birkaç gündür kış ben geliyorum diyor Sonbahar ise "azıcık daha dur yaaa biraz daha tek kat hıkalarımıza sarılalım bi çay içelim deniz kenarında bi dinlenelim şemsiyeler gezmesin kafamızın üzerinde" diyor....

Kış "yokkk ben illaki geleceğim" diyor... hemen Güneş fışkırıyor bir yerlerden "Hayyıııııııırrrr olamaaazzzz bi kere daha ısıtacağım ben insanların içini" diyor:)))


E yeter diyor kış ben bi geleyim diyor... Bu sefer Mert fırlıyor bir yerlerden ..."Hayyııırrrrrrr ben asla mont giymiceeemmmm biraz dışarlarda oturucam gezicem resim yapıcam diyor"....:)))



Kış ben gelicem diyor.... Çay diyor ki "çok özledim seni hadi gel de ben de dumanlarımı üzerimden salına salına tüttüreyim bi de kitap alayım elime battaniyemin de altına gireyim" diyor.. Ah çayyy hep kışı seversin sen zaten ......


Kış ben geleyim diyor.... Boğaz da artık yorulmuş... "akşamlar olsa da ben de demlensem azıcık diyor :))) Bi de ben seyredeyim Hisarı şöööyyllleee bir güneş batarken" diyor:)))


Kış bi kere daha fırlıyor bi yerden... " Hadi bakalım geldim ben artık ama yeni sezonda harika tiyatro oyunları getirdim" diyor. İşte orda tamam diyorum ben artık gelebilirsin......
İstanbul Büyükşehir Belediyesi tiyatroları "bu sene ben müthişim" diyor çıkıyor ortalığa... Elifin kulaklarında hep aynı ses... Hadi yeni bir oyun daha çıktı gel beni izle gel diyor...



Epey bir oyuna gidiyor Elif....

Yaşar ne Yaşar ne Yaşamazı 5 yıl sonra tekrar seyretme ve aynı zevkle gülme şerefine nail oluyor Elif...
Perihan Savaş ne kadınmış yaa, nasıl bir oyunculukmuş bu gerçeklerinin farkına varıyor Elif... Yüzleşme oyunu ile bir çok şeyle de Yüzleşiyor Elif...
Sidikli Kasabası ile dünayı bekleyen sona dair tekrar irkiliyor Elif... Tekrar bir durup düşünüyor daha bi dikkatli davranıyor artık kaynaklar için Elif... Çocuğuna daha bir örnek olmaya başlıyor...



Ama Elif hep bu parlak havaları özlüyor... Bu parlak ama yakmayan güneşi seviyor özlüyor....


Yine böyle açık havada kahvaltı yapmaları özlüyor Elif... Şöyle uzun uzun üşümeden tadını çıkara çıkara....

Şöyle Kanlıca'da iskelenin kenarında hafif bir esintiyle teknelere baka baka yoğur yemeyi özlüyor Elif ....


Minnoş Mert kısakolla okula gitmeyi özlüyor.... Montlarını sürekli bi yerlere gizliyor..."kaybolsun hepsi inşallah" diye dua ediyor:)))


Düşüncelere dalıyor Mert... Yaptığı legoları tekrar bozsa mı yapsa mı ? Böyle mi kalsalar?? :)) e koca kış nasıl geçecek evde yoksa...


Evet kış geliyor... Elmalı tarçınlı çaylar geliyor...



Son kez sallanılan hamakların resimleri kalıyor hatıralarda... Polonezköy kışın da güzel midir ki? soruları geliyor akla...

Değişik maceralar zamanı diyor kış... Şibumi yol gösterir belki diye kış yolculuğu Şibumi ile başlıyor...

Ahhh kış....
Ne kadar sevmese de seni Elif...
Ne kadar gıcık olsa da sana MErt...
E gel de bari beyaza bula mikropları...
Beyazla kapat pislikleri...
Açıldığında da temizlenmiş olsun heryer...
Daha seni yaşamadan İlkbaharı getir bize...
Kısa sür sen kış bu sene...
Hasta etme sen Elif'i...Zira Geçen yıl çok çektirdin...
Yine de Hoşgel ve Hoşgit sen bu sene
:))))

4 yorum:

Şule dedi ki...

Elifcim, yine beni benden alan bir post olmuş.. Sen hep böyle yaz olur mu.. Ben de kendimden geçerek okuyayım, sizinle o fotoğraflarda adım adım gezeyim. Kalemine sağlık..

Neşeli Sesler dedi ki...

Şulecim,

Güzel yorumun için çok teşekkür ederim... Bazen içimden geliyor yazıyor çiziyorum.. Severek okuduğuna çok sevindim.
Selamlar...

tatlihayat dedi ki...

guzel fotolarr cok guzell gorunuyor hersey icimizi actin yahuu

Let's Party dedi ki...

YANLIŞ GORMEDIYSEM EN USTEKI RESIMDE MIHLAMA VAR HERALDE:) BAYILIRIM KENDILERINE :) TAKIBE ALDIM SIZI BENDE BEKLERIM:)