24 Ekim 2012 Çarşamba

İstanbul'da Bayram Beklenirken....

 

Gün itibari ile İstanbul'a gelişimiz iki ayını doldurdu..... Nasıl mı geçti???
  • Taşınma sırasında uğraşılan apır sapır bi ton sorunla
  • Taşındık evle ilgili sorunlarla
  • MErt'in okul telaşlarıyla "yaz oğlum çiz oğlum ödevini yap oğlum" nameleriyle
  • ilk 20 gün servis maceralarıyla
  • Yeni işyerine taşınmış olmanın verdiği acemilikle
  • Yemekhane olmayışıyla giderek çoğalan kalorilerle
  • ayyy bu hafta nereleri gezsek nereleri görsek meraklarıyla
  • iş değişikliğiyle!!!
  • devir teslim törenleyle
diye uzayıp giden bir listem olabilir. Kısaca pişman mıyım??? Onca soru işaretlerime rağmen KESİNLİKLE HAYIR :) İstanbul bize de kucak açtı sardı sarmaladı...Kimlere açmadı ki kimlere gel demedi ki zaten bize demesin....









 



Çok büyüteceğim sorunlar yaşamadık bu süre zarfında. Taşındık yerleştik. İstanbul'u keşfetme girişimlerimiz ilk gün de dahil olmak üzere hiç sonlanmıyor:))) HEr fırsatta girmediğimiz görmediğimiz yerlere gidiyor. Misss gibi deniz kokusunu içimize çekiyor o eski ara sokaklarda yaşanmışlıkların, anıların tadını çıkara çıkara karış karış geziyoruz İstanbul'u... Güzel İstanbul'u....
 



Geldiğimden beri onca hengame arasında kitap kurdu kesildim ben...Ara verdiğim günlerin acısını çıkarırcasına ha bi gayret okuyorum da okuyorum... Bu ara en büyük zevkim okuyamadığım listeme aldığım kitapları MErt ödevlerini yaparken onun başucundaki komidine tüneyerek kitap okumak ve resimde gördüğünüz Koska kağıt helva içinde dondurmaları hüpletmek. Allah'ımmmm ben seni neden bu kadar geç keşfetmişim sen nasıl bir lezzetsin öyle.....
 
Tarih kokan Beylerbeyi Sarayının bahçesinde miss gibiçaylar yudumlanarak seyredilen boğaz okunan bir kaç satır kitap dergi zevki de bir başka oluyor. Vapura binip de karşıdan karşıya her geçişimde tüm dertlerimi o an denize atıyorum gerçekten. O keşmekeş şehir o kalabalık o gürültü vapurun sesinden hiç duyulmuyor bile hiç tırmalamıyor kulaklarını insanın..... üzmüyor o anlık.... yormuyor...



 

 
Sevdiklerim geliyor ziyaretler ediyorlar beni yeni evimde..... yeni düzenime ayak uydurmak için telkinlerde bulunuyorlar...Bilmiyorlar ki meğer ben dünden razıymışım bu şehre gelmeye... Bilmiyorlar ki meğer ben koşa koşa gelmişim alışmışım bile!!!Miss gibi kahvaltı sofralarına oturuyoruz akşam çaylarında kahkahalar biri bin para peehhhh değmeyin keyfimize...
 
 
8 yıldır çalıştığım işimde rotamı değiştirmem gerektiğini fısıldıyor bana artık bu şehir... Madem yaktın gemileri çok şey göze aldın geldin taaa buralara kadar yeni bir şapka tak kafana değiştir bakalım rotanı diyor....
 Çok sevdiğim işimi bırakıp adeta uyumdan ölürcesine çalıştığım ekibime şok bir kararla elveda diyorum atıyorum kendimi boğazdan aşağa başka bir bölümün diplerine..... Çivileme atlıyorum ki çakılmayım olduğum yere .... Henüz yüzeye çıkma aşamalarındayım kulaç atıyorum gökyüzündeki maviliğe... Çıkacağım elbet güneşe.... selamlayacağım yine havayı suyu .....Kürk mantolu Madonna eşlik ediyor bana uçakta iş için yapılan devir teslim törenlerine gidip gelmede... Öyle iyi geliyor öyle okşuyor ki ruhumu " arada özleyip okuyacağım ben seni gene" diyor kapatıyorum deniz gibi mavi kapağını....
 
 
İşte İstanbul bu hisleri uyandırıyor bende...
Yarın bayram.... Gidemedik ailelerimizin yanına bu sefer. Biraz uzun yola yetecek gücümüz kalmadığından biraz da minik ailemizle başbaşa kalma isteğimizden kaldık evimizde bu bayram.
Yarın geniş ailemin bulunduğu İstanbul semtlerinde en büyük amcadan başlayarak bayram ziyaretleri yapacak olmak da " bu şehirde yalnız değilsin" hissi veriyor bana...
 
 Ankara'daki dostlarım...canım komşularım... bir tek size olan hasretim burnumun direğini sızlatıyor...Çok özlüyorum muhabbetlerinizi sıcaklığınızı... Başka da özlediğim bişey yok işte ! Ne o severek aldığım evim ne de gri Ankara sokakları .... Bir tek size olan özlemim koyuyor hem de çok!
 
 
Tüm bu karman çorman duygular içerisinde yazı nasıl bağlanır bilinmez ama en güzeli direk bağlamak olsa gerek diyerekten...Herkese mutlu huzurlu sağlıklı bayramlar diliyorum... İşte neşeliseslerden havadisler böyle okuyucularım.
 

Hiç yorum yok: