10 Ocak 2012 Salı

Ayasofya Trabzon


Kaplumbağaları oldum bittim merak etmişimdir. Acaba üşeniyorlar mı diye çok merak içindeyim açıkcası::))) Bizim de evimizde var bir tane. Adı Mert :) Bize geliş hikayesi oldukça trajikomik olsa da kendilerine gayet alışmış durumdayız:) Sevgili arkadaşım Ebru 2 yıl önce yaz tatiline giderken kaplumbağamıza bakar mısın diyerek bana teslim ettiği kaplumbağasını hala geri almadı:))) Kızı ismini Mert koyduğu için böylece artık bizim oldu. Mert'in başından epey macera geçti açıkcası.... Önce bayram tatillerinde işyerine bırakıyorlardı arkadaşı sonrasında bir tatilde kaplumbağa kabından çıkıp kaçtı. Yok eleman yok arkadaş... Sonra umudu kestikleri bir anda bi yerlerden çıkıverdi.

E sonrasında biz de tatile gidiyoruz hayvan evde olmuyor. Haydiiii doğğru trabzona bizim kaplumbağa. Orda tüm bebelere yalvardım alın sizin olsun diye yok almadılar garibanı:))) geçenlerde yemi bitti aldım alcam diye 4 gün geçti hayvancağız ölümden döndü:)))

Ama artık dedim ki "sen benim kaderimsin" bunca şey başına geldi sana bişey olmadı ya artık gözüm gibi bakıcam sana... Bizim Mert'cik bu kaplumbağaya göre oldukça küçük ama o da çok üşengeç. Kafasını kaldırmaya hali yok... Du bakalım nolcak sonu...

Şimdi bu konu Ayasofya'ya bağlanır mı bilmem ama valla bağladım gitti. Bu gördüğünüz güzellik Trabzon'da bulunan Ayasofya Müzesi. Fatih Sultan Mehmet in sarayı olarak adı geçiyor. Muhteşem bir bahçesi yeşillikler içinde çok hoş bir alanı var. Karadeniz'e yolu düşenleriniz olursa deniz manzaralı bahçesinde bir yorgunluk çayı içmenizi tavsiye ederim.

Şöyle derriiinnn bir ooohhhh çekerek o mis havayı içinize çekmeniz o mis manzaraya karşı hayaller kurmanızı diliyorum:)

Gidin gezin neşelenin:)



Bu da bizim mucadeleci Mert:)) kafayi da uzatmis .... Boynun kirilcak hoooppppp:)))


Yeni Eklemedir: Küçük Mert'imiz gitti:( Cumaresi 21.01.2012 de bir de baktım ki yaramaz kaplumbağacık ölmüş. Valla içime nasıl oturdu anlatamam:( Mert de "ona iyi bakamadık mı anne" diyince vicdan azabı da çekmeye başladım. Elveda yaramaz...

5 yorum:

Nesli dedi ki...

eee hani Mertin fotosu merak ettim falla, bunca badireye rağmen hala sizle :))))))

Adsız dedi ki...

Eliffff taa 2004 yılına götürdün beni,iş nedeniyle gitmiş,Trabzon,Rize,Artvin,Hopa,Sarp derken ne gezmiştim.Burayada tırmana tırmana çıkmış,neminde etkisiyle terin suyun içinde kalmıştık.Ama zahmete değer...

Esma

tatlihayat dedi ki...

karadeniz baska guzel yahuu mavi yesil birarada cok guzell,bende bu aralar batuya su kaplumbasi alsammi diye dusunuyorumm?

mor kulube dedi ki...

elif benim de singapur kaplumbağalarım vardı, tostos 1, tostos 2, hepsinin başına bir sürü iş geldi sayemde,sonunda da kış uykusuna yattıklarını bilmeden öldüler sanıp gömdüm :) mert gene şanslıymış :) demekki bu familyanın şansı yok!

Betül dedi ki...

Biz de evde 15 gün bulamamıştık kendisini, baktık durmadan kaçıyor aldığımız dükkana geri götürdük. Kolay gelsin Elif'ciğim.