30 Nisan 2009 Perşembe

Madımak

Geçen hafta semt pazarında alışveriş yaparken bir ot gördüm. Satıcıya "Amca bu ne?" diye sorunca madımak olduğunu öğrendim. Hep adını duyardıma ama hiç denememiştim. Halk arasında cacık otu olarak da biliniyormuş. Ama temizlemesi çok illet. Bir daha yapar mıyım bilmem yani:) Tadı da ıspanağı andırıyor. Değişik yenilebilir bir sebze. Tadı hoşuma gitti.
Yapılışı;
  • 1 kg madımak
  • 1 yemek kaşığı salça
  • 2.5 su bardağı kaynar su
  • 1 tane orta boy soğan
  • 100 gr kadar kıyma
  • 5 yemek kaşığı zeytinyağı

Yapılışı;

Zeytinyağında soğanları kıymayı ve salçayı sırasıyla kavurun. Kaynar suyunu ilave edin. Sonra kırmızı saplarından ayıkladığınız madımakları suyun içine atın. Kısık ateşte yarım saat kadar pişirin. Sarımsaklı yoğurtla servis edin. Afiyet olsun.

26 Nisan 2009 Pazar

Kaşarlı Kolay Börek

Haftasonum geçti gitti yine yaaa:) Çok çabuk bitiyor bu iki gün hiç bişey anlamıyorum ben.Gripten aman yok bana bu sene. Yine hastayım. Ama bu seferkini ufak sıyrıklarla atlattım. Yani çok fena olmadım.
Bu resimdeki tarif tarif değil aslında çok basit hepimizin yaptığı böreklerden. Ama arşivde bulunsa güzel olur diye düşündüm. Yufkayı dörde bölüp süt ile ıslatın. İçine kaşar peyniri ve beyaz peynir serip gevşekçe sarın yağda kızartın. Afiyet olsun.

25 Nisan 2009 Cumartesi

Pinti Hamit:)

Bu yoğunluğun arasına en çok sevdiğim etkinlik olan bir tiyatro da sıkıştırdım. Bu yıl Ankara' da oynanan en komik oyunlardan biri Pinti Hamit. Pintilikde son noktaya gelmiş bir adamın paralarıyla ilgili paranoyalarını anlatıyor. Keyifle izledim. Epey de güldüm. Tavsiye ediyorum arkadaşlar.

Oyundan bir replik;

Evde Pinti Hamit' in alacağı yeni bir zevce için verilecek bir davaet vardır. Pinti Hamit Aşçılarını ve hizmetçilerini çağırır.

PH: Akşam 12 kişi misafirimiz gelecek. Ne yemek yaparsınız?

Aşçı: Bir kuzu çevirelim şerbetler pilavlar meyveler çorbalar....... diye anlatırken ...

PH: Yoookk durun 8 kişilik yemek yapın 8 kişinin yiyeceğini 12 kişi de yer. Şerbetleri az şekerli yapın. Malum şeker pahalı. Meyve suyu yerine su ikram edin. Öyle bardağı biteni de hemen doldurmayın. İstesinler öyle doldurun. Hatta isteyince de hemen doldurmayın:))))) Birkaç kere isteyince baktınız susmuyor öyle doldurun. Hatta yarım doldurun:)))))))

diye devam eder Pinti Hamit' in maceraları...



24 Nisan 2009 Cuma

Hatice' ye Ev Ziyareti

Dedim ya ben bu hafta çok gezdim diye:) Haftasonuna bir de arkadaş ziyareti sıkıştırıverdim. Hatice'ciğim bizim için çok güzel şeyler hazırlamıştı ama hele çocuklara bir sürprizi vardı ki ben bile keşke çocuk olsam dedim. Düşünsenize 2-4 yaş arası 3 çocuk gezmeye gittikleri evde salona girince sehpanın üzerinde her biri için ayrı ayrı hazırlanmış ve içlerinde birbirinden nefis şekerlemelerin bulunduğu poşetler içleri ağzına kadar dolu çikolata kaseleri görünce naparlar? Tabi ki Mert gibi koşarak sehpanın önüne çöküp hepsini ağzına doldurmaya çalışırken zevkten dört köşe olurlar:))


Her Türk gencinin hastası olduğu zeytinyağlı dolmalar:) Harikaydı.

Bu kısır esmer kısır:) Hatice bizim için esmer bulgurdan kısır yapmıştı. Normal bulgura göre tadı daha güzel olmuştu. Bundan sonra ben de böyle deneyeceğim...

Misler gibi kıymalı börek. Sosisli de vardı ama onu çekmemişim. Hatice'ciğim misafirperverliğin için tekrar çok teşekkürler. Gerçekten güzel bir gündü.

22 Nisan 2009 Çarşamba

Beypazarı

Bu haftasonu çok gezdim ben çok:) Pazar günü ani bir kararla kendimizi Beypazarı'nda bulduk. Ankara civarında biraz temiz hava almak miss gibi yaprak sarmalarını yemek için 1 saatte varabileceğiniz şirin bir yer Beypazarı.

Etrafı gezdikten sonra Konak Münsür'de yemek yedik. Bu tabakta gördüğünüz Adana Kebabına benzeyen et yemeğinin adı mumbar. Ama bağırsaktan yapılmıyor. Acılı acılı pek bi beğendim ben bunu:) Bi daha gittiğimde gene yemek üzere söz verdim çünkü kebapa:)


Beypazarına gidip de yaprak sarması ve Beypazarı güveci yemeden dönsem ayıp olur diye bu muhteşem lezzetleri de öksüz bırakmadım:)


Bakır fincanlarda servis ettikleri ayran da çok güzeldi. Ayrıca ilçenin ortasına kurulan halk pazarından da misler gibi tarhana aldım. Havuç lokumu aldım. Tabiki de Beypazarı kurusu da:) Gitmeyenler varsa hadi siz de niyetlenin bir gün ve gidin. İyi geliyor insana...

20 Nisan 2009 Pazartesi

Çardak Pide

Ankara'da Çardak Pide diye çok az kişinin bildiği muhteşem bir mekan var. İstanbul yolu üzerindeki Macit Petrol' ün üst tarafında kalıyor. Mekanın açık alanı hiç de küçümsenecek kadar küçük değil. Yaz aylarında mekanın açık alanını hizmete sunuyorlar. Ağaçların altına masalar kuruyorlar. Sanat müziği eşliğinde nefis pideleri hüpletiyorsunuz:)

Ankaralı blogcuların aylık rutin kahvaltılarından birini burda olmasını tavsiye etmeden önce ben gidip deneyeyim dedim ama kahvaltı olaylarını pek beğenmedim.

Pazar sabahı aslında brunch varmış ama garson bize kahvaltı tabağı getirdi. Üstelik bu tabak 10 TL. Pahalı bence. Neyse ben accık kızdım. Doğru işletme müdürünün yanına gittim. Ben burda misafirlerimi ağırlayacaktım. Siz böyle yaptınız falan filan derken.... İşletme müdürü binbir özürden sonra misafirlerinizi en iyi şekilde ağırlayacağız hiç merak etmeyin sözünü de verdi:) Göreceğiz bakalım. Ama ben gene de burda pide ve çay ile yapılan kahvaltının tadını başka şeyler veremez diye düşünüyorum.




18 Nisan 2009 Cumartesi

Çikolatalı Kakaolu Kek ve Siyah Süt


Geçen akşam Mert'in haftalık kek krizleri tuttuğunda yapmıştık bu keki. Mert hevesini alana kadar yedi. Kalanını iş arkadaşlarıma götürdüm. Çok beğenildi.


Malzemeler;
  • 3 tane yumurta
  • 1.5 su bardağı şeker
  • 1 su bardağı damla çikolata
  • 1 su bardağı süt
  • 1 kahve fincanı sıvıyağ
  • 2.5 su bardağı un
  • 3 yemek kaşığı kakao
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
Yapılışı;
yumurta ve şekeri iyice çırpın. Kakao süt ve yağı ekleyip iyice çırpın. Unu vanilyayı kabartma tozunu ve çikolatayı ekleyin. Yağlanmış kek kalıbına alıp 170 derece önceden ısıtılmış fırında 45 dk. pişirin. Ama siz gene 35. dk dan sonra dikkatli olun. Her fırın değişik:))


Siyah Süt kitabını bitirdim. Elif Şafak'ın kitaplarından ilk defa bunu okudum. Ama şuna eminim ki artık bütün kitaplarını okuyacağım dilini çok beğendim. Kitabı okurken ilk anne olduğumda yaşadığım onca sıkıntıyı yeniden yaşadım sanki. İşte Allah herşeyin sabrını veriyor. Nasıl geçmiş o günler...
Kitaptaki şu iç sesler korosu olayına da bayıldım:))) Bende de var o saçma sapan seslerden ama isimlerini bilmiyorum. Belki tanışırız:)))

16 Nisan 2009 Perşembe

Bin Muhteşem Güneş ve Acılı Ezme

Eşimin kardeşi' nin Antep'den getirdiği salça ile yaptım bu ezmeyi. Sabah kahvaltılarında çok güzel oluyor. Varsa miss gibi acılı biber salçanız siz de yapın:)
Malzemeler;
  • 3 yemek kaşığı acılı biber salçası
  • 2 yemek kaşığı normal salça ( Ben Olca markasını kullanıyorum)
  • 200 gr beyaz peynir
  • 1 su bardağı ceviz içi
  • 1 kahve fincanı zeytinyağı
  • 1 çay kaşığından biraz az kimyon
  • 1 çay kaşığı kekik

Yapılışı;

Tüm malzemeleri derince bir kaba alın. Hepsini iyice ezin. Ekmek makinasında sıcacık bir ekmek yapın ve üzerine sürüp afiyetle yiyin:)

Acılı ezme yanına acılı bir kitap paylaşayım sizlerle. Bu kitabı geçen haftalarda bitirdim. Hiç bir kitabı da bu kadar gözü yaşlı okumamıştım. Hatta bazı yerlerinde hıçkırarak bile ağladım. Zaten ben bir ağlamaya başlamayayım. O güne kadar biriktirdiğim herşeye toptan ağlarım çıkar aradan hepsi:) Okumanızı tavsiye edebileceğim gerçekten savaş anında yaşanan çok derin bir aşk öyküsü. Olay Kabil'de geçiyor. Leyla ile Tarık'ın Amerika'nın o vahşet dolu savaş senaryolarının içinde yaşadıkları olabildiğine masum aşk hikayesi. Gerçekten çok acıklı...

14 Nisan 2009 Salı

Tahinli Kurabiye


Değişik bir tarif denesem diye siteleri gezerken Portakal Ağacında bu kurabiyeyi gördüm. Aslında bisküvi desek daha doğru olur sanki. Yoğun bir kıvamı var. 1 fincan kahvenin yanında gayet güzel olur. Elinize kitabınızı da alın cam kenarına geçin. Biraz keyif yapın:)

Malzemeler;
  • 200 gr yumuşak margarin
  • 1 su bardağından bir parmak az tahin
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 yumurtanın sarısı
  • 3 su bardağı un

Yapılışı;

Şeker ile tahini iyice karıştırın. margarini yumurta sarısını ekleyip biraz daha karıştırın kalan malzemeleri ekleyip kurabiye hamuru yapın. Ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp yuvarlayıp yassı hale getirin. Önce yumurta akına sonra ceviz yada fındığa batırıp pişirin. Afiyet olsun.

Bu haftasonu Elif Şafak'ın Siyah Süt kitabını okuyorum. Uzun zamandır yorumlarını okuyordum. Hep merak ediyordum. Şimdi nasib oldu. "Bu kitap okunur okunmaz unutulmak için yazıldı" diyor yazar ama bu kitabı unutmak hiçbir çalışan kadın ve anne olmak isteyen kadın tarafından mümkün olmayacak...

11 Nisan 2009 Cumartesi

Ağlayan Kek

Haftasonu üniversiteden arkadaşım Ayşe ile görüştük. Ben çoluklu çocuklu olduğum için onun bebeği olana kadar bende buluşmaya karar verdik:) Çizgifilmlerdeki şirin kız evleri gibi süs eşyalarının çok olduğu bir evi olduğu için ve Mert büyük bir ilgi ile hepsini karıştırdığı için böylesi daha uygun oluyor:)) Görüşmeyeli de aylar olduğu için gayet güzel bir masa eşliğinde sohbetimizi de ettik. Ne iyi oldu. En kısa zamanda tekrarlayalım Ayşe:)


Arkadaşıma değişik tarifler deneyeyim dedim ve Hünerliellerden bu Ağlayan Kek tarifini aldım.Ama tarifi değiştiridim biraz.
Malzemeler;
Kek için;
  • 3 yumurta
  • 1 su bardağı şeker
  • 1 su bardağı süt
  • 1 kahve fincanı sıvıyağ
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket kabartma tozu
  • 2 dolu yemek kaşığı kakao
  • 3 su bardağı un

Beyaz Sos İçin;

  • 1 su bardağı süt
  • 1 paket krem şanti

Kakaolu Sos İçin;

  • 1 su bardağı su
  • 1 su bardağı süt
  • 1 dolu kaşık
  • 1 çay bardağı toz şeker

Keki Islatmak için

  • 1 su bardağı soğuk süt

Yapılışı:

Önce keki yapmamız gerekiyor. Yumurta ve şekeri çırpın. Sütü yağı ilave edin. Unu kabartma tozunu vanilyayı ve kakaoyu ilave edip çırpın. Hamur biraz sıkı gibi olacak. Yağlanmış tepsiye alıp 170 derece fırında pişirin. Kek sıcakken 1 su bardağı soğuk sütü kekin üzerine gezdirin ve keki soğumaya bırakın. Kek soğurken beyaz sosu hazırlayın. 1 su bardağı süt ile 1 poşet krem şantiyi çırpıp soğuk kekin üzerini sıvayın. Sonra kakolu sosu pişirin. İyice soğuyunca kekin üzerine boşaltın. Benim acelem olduğu için ılıkken döktim beyaz krema ile karıştı. Ben ettim siz etmeyin:)

Benim tavuklu semizotu salatam. Bu sefer mısırla yeşil soğan da ilave ettim.


Sebze haşlaması da yaptım. Malum tatlıyı dengelemek lazım:)

9 Nisan 2009 Perşembe

Kuki

Dün gece hayatımda yediğim en güzel kurabiyeyi yaptım. İşyerinde bir tane kuki delisi arkadaşım var. Bana da kuki yap diye rica etmişti. Ben de tamam dedim ama içimden de doğum gününde yaparım hem de hediyem kuki olur diye düşünmüştüm. Bugün doğum günü ve ben kukileri yaptım:) Gerçekten delisi olduğu kadar varmış. Özellikle yeni piştiği zaman hafif ılınınca yemesi daha da bir güzel. Gece 12 de kocaman 1 tane yedim oohh üstüne de uyudum:) Gelsin K lar:)) Tarif Sevgili Zehranın. Gerçekten çok güzel bir tarif.


Malzemeler; Ölçüler amerikan ölçülerine göredir. Ama 1 cup yaklaşık 1 su bardağıdır.
  • 200 gr tereyağı. Oda sıcaklığında yumuşamış olacak
  • 1 cup toz şeker
  • 1.5 cup un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • 2 yumurta
  • 0.5 cup parça çikolata
  • 2 yemek kaşığı kuru üzüm

Yapılışı;

Tereyağı ile şekeri mikserde 12 dk civarı çırpın. İyice krema gibi olsun. Teker teker yumurtaları ekleyin çırpmaya devam edin. Unu kabartma tozunu ve vanilyayı ilave edin. Mikser yüksek derecede iken iyice çırpın. Sonra çikolata ve üzümleri ekleyin. Önceden fırını 180 dereceye getirin. Tepsiye yağlı kağıt serin. Kaşıkla hamurdan tepsiye parçalar koyun. Parçaların aralıkları epey olsun. Pişince benimkiler gibi yapışmasınlar:) Afiyet olsun.

Tekrar doğum günün kutlu olsun arkadaşım.

6 Nisan 2009 Pazartesi

Bebek Kurabiyesi

Cuma günü aramıza bir küçük Gülbahar katıldı. Eşim amca ben de yenge oldum. Uzun zamandır şeker hamuru ile yapmak istediklerimi Gülbahar'ın doğumuna ertelemiştim. Herzaman "emek harcanan hediyeler maddi güçle alınanlardan daha kıymetlidir" diye düşünenlerden olarak böyle bir işe giriştim. İlk denemem olmasına rağmen güzel sonuçlar elde ettim. Ama itiraf etmeliyim ki akıl işi değil:) Ki benim yaptıklarım basit modellerdi.Sevgili Sibel'in yardımları ile bişeyler yapmaya çalıştım. Ama Sibel gerçekten blogum aracılığı ile seni tekrar tebrik etmek istiyorum. Büyük sabır örenği sergiliyosun. Dün gece 10:30 da başladım mutfaktan çıkışım gece 2 yi bulmuştu. Yada ilk deneme olduğu için mi yavaş hareket ettim anlamadım. Ama sonuç ortaya çıkınca tüm yorgunluğum uçup gitti. Mutlu huzurlu ömürler geçirirsin inşallah küçük hanım.


Hepsini tek tek poşetledim. Böylece gelen misafirlere daha kolay servis ederler. Tabi bu arada bu kurabiyeler bugün Erzuruma kargo ile gidiyorlar. İnşallah erimezler. Eriseler de ispatı burda valla yaptım:))
Ülkü ile Fuat çiftine de Gülbahar Bebeği en güzel şekilde yetiştirmek nasib olsun inşallah.

İlk denemem ya her açıdan resimledim:))



Pişirmeden önce de resimlerini çekmiştim. Tarifi Sibel den aldım. Ben iki ölçüye yakın yaptım. Tarifi yazayım.
Malzemeler;
  • 300 gr margarin
  • 4 su bardağı un
  • 1 çimdik tuz
  • 1.5 paket kabartma tozu
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • 1 paket vanilya
  • 1 tatlı kaşığı tarçın

Bu tarife göre kurabiyeyi yapıp 180 derece fırında pişirdim. Şeker hamuru ile süsledim.