10 Eylül 2009 Perşembe

Mürdüm Eriği Marmelatı



Son zamanlarda kötü kötü aksiliklerle karşılaşıyorum. Çocukluk arkadaşımın babasının vaefatı Mertin yaramazlıları sonucu kaşına bir dikiş atılması epey bi sıkıntılı günler yaşattı bana... Kazalara çare var ama ölümlere olmuyor maalesef. Ölümün ne kadar garip bişey olduğunu cenazeyi defnederken yine düşündüm. Bir varmış bir yokmuş gibi. Bir ay önce dünyada bizimle olan gülen konuşan insan gözünün önünde topraklar altında kalıyor. Ve ölüm öyle büyük yalnızlık ki tüm ağlaşmalar sızlanışlardan sonra herkes kendi dünyasına çekiliyor ve orda öylece kalakalıyor ölen... Çookk geçmiş zamanda okuduğum bir kitapta yazıyordu hiç unutamadığım o cümle..." O öldü!! Ağladık ağladık ağladık sonra kalkıp yemek yedik sonra evlerimize gittik ve sonra unuttuk" Ne acı... ve ne düşündürücü...
Konu ile tarifi bağlamam imkansız oldu artık. Eşimin hiç sevmediği ama benim çok sevdiğim ekşi tatlı tatlara bir örnek bu marmelat...
Malzemeler;
  • 2 su bardağı su
  • 2.5 su bardağı şeker ( Çok tatlı seviyorsanız 3 bardak şeker koyabilirsiniz)
  • 1 kilodan biraz fazla mürdüm eriği
  • yarım limon

Yapılışı;

Su ile şekeri genişçe bir tencereye alın ve kaynadıktan sonra altını orta ateşe getirip 10 dk kaynatın. Su ve şekeri kaynattırken erikleri yıkayıp çekirdeklerini ayıklayın ve ortadan iyiye bölün. 10 dk sonra kaynayan şerbete erikleri ilave edin ve kısık ateşte 20 dk daha karıştırarak kaynatın. Erikler iyice yumuşayınca yarım limonu tencereye sıkıp blendır yardımı ile erikleri marmelat haline getirin. Bu aşamadan sonra karışımdan bir yemek kaşığı kadar başka bir kaba alıp soğutun kıvamı istediğiniz gibi ise ateşi kapatıp marmelatı biraz dinlendirdikten sonra sıcakken kuru kavanozlara doldurup ağzını iyice kapatın. Afiyet olsun...


Marmelatı işyerindeki arkadaşlarıma da götürdüm. Tam not aldığımı belirtmek isterim:)

8 yorum:

Tombuk dedi ki...

Elifcim,
Hem senin, hem de arkadaşının başı sağolsun. Ben de yakın zamanda dedemi kaybettim, hakikaten o yazıldığı gibi oluyor insan. İçin yanıyor, yanıyor, sonra gene hayatına devam ediyorsun hiç bir şey olmamış gibi.Başka türlü de yaşanmaz heralde..
Canım, Mert'e de çok geçmiş olsun.İşte çocuklar böyle yaramazlıklar yapıyolar.. :(
Bu arada erik marmeladını çok severim, annem bazen şeftaliyle karışıtırır, şahane olur. Eminim seninki de çok güzel olmuştur canım.
Ellerine sağlık,en kısa zamanda görüşmek üzere.. :)
Sevgiler..
*Oy için de teşekkürler. Çete olmuşlar valla. :P

Adsız dedi ki...

Biz iş arkadaşları olarak bu marmelatlara bayıldık.Denemelerin devamını da heyecanla bekliyoruz..
filiz

SICAK PAYLAŞIMLAR AYSEL dedi ki...

Canım başınız sağolsun, allah yakınlarına sabır versin. Ayrıca minik afacana çok çok geçmiş olsun.

Veee erik marmelatını ben de çok severim, hafif mayhoş ve tatlı... Ellerine sağlık canım sevgiler...

Adsız dedi ki...

ben bu taifleri kabul etmiyrummm laz boregi muhlama hamsi tava isteyrummm tam angarali oldin ciktun valla daaa:))veeeeeee misir corbasiiiiiiiiiiiiii

Adsız dedi ki...

cok gecmis olsun mertcigime ay su coocuklar hic yerlerinde durmailer

Neşeli Sesler dedi ki...

Serapcığım,
Haftaya sana özel bir muhlama tarifi gelecek:)

Adsız dedi ki...

arkadsini nasilda tanir elifuuuuuuuum

ceyt dedi ki...

Elifcim başınız sağolsun canım.merte de çok geçmiş olsun.benim oğlum da düşüp dilini parçaladı yakın zamanda.ve ameliyatla dikiş atmak zorunda kaldılar kesik çok büyüktü.çocuklar böyle işte düşe kalka büyüyorlar.Allah daha kötü bişey göstermesin.marmelatın da güzel olmuştur.çok severim mürdüm eriğini.ellerine sağlık canım.öpüyorum sevgiler..