25 Aralık 2008 Perşembe

Fırında Köfteli Sebze


Çocuklar neden bidik bidik şeyleri severler acaba diye çok merak etmişimdir. Yerdeki minicik bir kırıntıyı kaçırmamak. Köşelerde diplerde olan küçük oyuncakları nasıl kaybettilerse yeniden bulmak gibi marifetleri vardır. Yemek yerken de böyle küçük ve çok parçalı şeyleri yemeyi sevdiklerini farkettim. Bunları kürdanlara btırıp yemeği çok sevdi Mert. İşin içinde biraz karıştırmaca var ya bizimki geri kalır mıı kalmaz tabi:)

Köfteli bidik bidik yemeğimizin tarifini veriyorum:)

Malzemeler;

Köfte için;
  • 300 gr kıyma
  • yarım çay bardağı bulgur
  • yarım çay kaşığı kimyon
  • 1 yumurta
  • tuz
Diğer malzemeler;
  • 3 tane orta boy patates
  • 2 tane orta boy havuç
  • 5 tane mantar
  • kızartmak için biraz yağ
  • 1 bardak sıcak su
  • 1 tatlı kaşığı tamek salça
  • tuz
  • maydonoz
Yapılışı;

Öncelikle köfteleri yapın ve yağda hafifçe kızartın. Aynı yağda küp küp doğranmış patatesleri havuçları ve mantarları kızartıp fırın kabına alın. Üzerine salçalı su yapın ve maydonoz ile süsleyin. 200 derece fırında suyu çekilene kadar pişirin. Afiyet olsun.





Bu ara dedim ya kitap okuma konusunda coştum diye. Bu kitap da arkadaş tavsiyesi ile okuduğum ve çok etkilendiğim bir kitap. Kendi kokusu olmayan bir çocuğun büyüdüğünde bunu farkedip insanları öldürerek onların kokularını çalıp kendisine koku yapmasını ve bu koku ile insanları kendisine bağlamasını konu alan hastalıklı bir adamın öyküsü. Düşünsenize öldürüyor ve sonra onların derilenden kokularını çıkarıyor. Onları mumya gibi sarıyor ve sonra o mumlu sargıdan kokuları damıtıyor. Toplamda bikaç mg lık sıvı çıkıyor:( Gerçekten değişik okunmaya değer...



Yemek piştikten sonra ben sarımsaklı yoğurt ile servis yaptım. Çok yakıştı.

23 Aralık 2008 Salı

Trabzon Hurmalı Kuplar

İşte hafif meyveli tatlılardan hoşlananlara çok güzel bir lezzet. Trabzon hurması namı değer cennet hurması pek sevilmez ama ben olgun olanlarını pek bir severim. Bu tarifi görünce de denemeden edemedim . Yapımı çok basit şöyleki;

Trabzon hurmalarını rondodan geçirip bardakların altına yarısına gelecek şekilde alıyoruz. Üzerini tamamen muz ile kaplıyoruz. Her bir kupa 1 tatlı kaşığı bal gezdiriyoruz. Fındık ceviz arzuya göre tarçın ile servis yapıyoruz.

Bu aralar kitap okuma konusunda eski performansımı yakalamış durumdayım. Ama üst üste okuduğum kitaplar o kadar sürükleyici idiler ki uykusuz kalmak zorunda kalıyorum:) Empati kitabını yeni bitirdim. Olasılıksızdan sonra aynı zevkle bunu okuyamayacağımı düşünmüştüm ama çok güzel gitti. Hele de şimdi çocuğum var ya ordaki garip senaryoları aklıma getirmiyor değilim yani. Empati hafif olduğunda işe yarar ama kuvvetli olduğunda çok tehlikeli bir kabiliyetmiş bunu öğrendim:) Okuyun pişman olmayacaksınız...

19 Aralık 2008 Cuma

Beyaz Lahanadan Muska Sarma

Uzun zamandır oğlumla vakit geçiremeyen ben bayramda tatile gitmediğimiz için bolca vakit geçirdik. Zaman tüm acımasızlığı ile hepimizi baygına çevirip aradan sıyrılıp giderken oğlumun gelişimini günde neredeyse 10 saatini evin dışarısında geçiren ben maalesef kaybettiğimi çok daha iyi farkettim. Daha iyi yaşayabilmek için, çocuğuma daha iyi bir gelecek sağlayabilmek için herkese herşeye daha faydalı olabilmek çalışan ben meğer evimizde oğlumuza bakan bakıcı teyzesinden daha az şey biliyorum oğlum hakkında. Belki de ilk önce macçç demesini o benden önce duydu. Belki de muuuttiiii ( eşimin adı murat murti) demesini, belki de mmaaammuunn, tabuukk kuss demesini benden daha önce duydu. Kendi kendine kitap okumasını Elmosunu sevmesini filan...
Bayramda oğlumun büyüdüğünü bebeklikten çıktığını görmek eşimide beni de çok heyecanlandırdı ve aynı zamanda bu anları daha çok yaşayamadığımız için hüzünlendirdi. Ama hayat şartları diyip napalım diyoruz.
Eve gidip haldır huldur işlere girişmeden önce oyun oynamaya vakit ayıralım. Çocuklarımızın mutluluğuna kendi yorgunluklarımızdan daha çok önem verelim. Çünkü çocukluğu mutlu geçen çocuklar ileriki hayatlarında her yönden daha başarılı oluyorlar...


Kayınvalidemler geldiğinde jest olsun diye onlara beyaz lahana sarması yaptım. Aslında nefret ederim bunu sarmaktan. Hemen yırtılır bozulur bir tencere sarana kadar insanı fitil eder ama çok nadir durumlarda yapılabilir:)

Malzemeler;

  • 1 tane orta boy sarma sarmaya müsait top lahana
  • Kaynar su

İçi için;

  • 300 gr kıyma
  • 1 çay bardağı pirinç
  • yarım demet maydonoz
  • 1 tane rendelenmiş domates
  • karabiber
  • tuz
  • yarım kahve fincanı zeytinyağı
  • 1 tatlı kaşığı salça
  • 1 tane rendelenmiş soğan

Malzemeler;

İç malzemeleri küçük küçük doğrayıp karıştırın. Top lahanın yapraklarını güzelce ayırıp kaynar ve tuzlu suda yumuşayana kadar haşlayın. Dikkat edin çok dağılmasın. Yapraklar soğuduktan sonra uzun ince dikdörtgenler halinde kesin. Ortasına içten koyarak uçları yaprağın sonuna gelecek şekilde bir sağa bir sola çevirerek sarın. Tencereye dizin hafif tuzlu su yapıp yarım saat kısık ateşte pişirin. Tencerenin üzerine porselen tabak koymayı unutmayın.


Kalan yemeklerden potpori yapmıştık tabağa. Resmini çekmeden geçmedim:)

17 Aralık 2008 Çarşamba

Salata Krallığı:)

Misafirim geleceğini bildiğim andan itibaren ne yemek yapacağımı değil de ne salata yapacağımı daha çok düşünürüm ben:) Normalde ana yemek için kaygılanmam gerekirken salatalar için kaygılanırım...
Bayramda hazır evde iken uzun zamandır davet etmeyi planladığım arkadaşlarımı davet ettim. Hamsi partisi yaptık ama hamsileri sıcak sıcak yeme telaşından resmini çekmeyi unuttuk...
Çocukların da büyüklerin de gayet güzel eğlendiği hoş ve bol sohbetli bir akşam oldu.
Menüde;
  • Domates Çorbası
  • Hamsi tava
  • Akdeniz Salatası
  • Közlenmiş Patlıcan Biber Salatası
  • Dereotlu Havuç Salatası
  • Arap Dolması
  • Trabzon Hurmalı Kuplar
  • Arkadaşımın getirdiği Kazandibi ( Ceyda ellerine sağlık çok güzeldi)

Vardı.

Havuçlu Salatadan başlayayım;

2 tane havuç ve 1 tane kabağı az yağda hafif öldürdüm. Üzerine dereotu serpip servis yaptım.

Bu ara Yemekteyiz Biz diye bir program var ya.. Gerçekten çok eğlenceli böle her şeye kusur arayan tipler, acımasız yorumlar derken çok eğleniyorum. Bayramda seyretmiştim. Bu da ünlü Nailin Akdeniz Salatası:) Ben bazı değişiklikler yaptım.

Malzemeler;

  • 1 tane kıvırcık
  • 3 parça brokoli
  • 1 adet havuç
  • çeyrek demet maydonoz
  • 2 tane domates
  • 2 tane salatalık
  • Çok az kırmızı lahana
  • 1 tane limon
  • 2 tane kırmızı biber
  • yeteri kadar yağ tuz ve nar ekşisi

Tüm malzemeleri orta büyüklükte doğradım. Sosunu da ekleyip servis yaptım. Gerçekten çok lezzetli oldu. İkinci yaptığımda çiğ karnıbahar da ekledim. O da çok yakıştı.


Bu da soframız...




Bu da kazandibinin süsü:) Kendini çekmeyi unutunca mumu çektik...

13 Aralık 2008 Cumartesi

Fosforlu Cevriye ve Fosforlu Salata:)



Geçen günlerde Fosforlu Cevriye adlı müzikale gittik. Ankara' da Akün Sahnesinde oynanıyor. Oyuncuları genel anlamda başarılı buldum ama Cevriye karakterini Türkan Şoray' dan sonra biraz havada buldum:) Eleştirmen oldum çıktım başınıza ama napalım öyle geldi birazcık. Oyunda başından sonuna kadar ( Cevriyenin intihar etme sahnesi hariç) güldüm. Hele bir Güllü karakteri vardı ki evlere şenlik yani. Oyun hoş güzel geçti ama 3 saat olduğunu bilmeyen biz dönerken koşa koşa eve gelmek zorunda kaldık. Malum bebelerimiz ne olacak??


Bu salata da arşivimden ve tamamen uydurmasyon:) Normal yeşil salata yapıp üzerine iki tane kabağı ayrı bir tavada kızgın yağda bir kaç kere çevirdikten sonra ilave ediyorz. Tarif bu kadar. İsmi de tiyatro ismine uysun diye öyle koydum siz ne derseniz deyin:). Değişiklik arayanlara tavsiye edilir.

Oyunda TRT nin dizilerinde gördüğümüz birkaç tane tanınmış isim de vardı. Gülriz Sururi de gayet güzel bir iş başarmış. Tebrikler...

7 Aralık 2008 Pazar

Muhallebili Elma Tatlısı-Mutlu Bayramlar

Bir bayram daha geldi. 1 yıl daha geçti ömürden...Koşturmacası telaşı ve aksilikleri bol bir yıl geçti geçen kurban bayramından bu yana...Belki de bu zaman içinde geçen yıl mini mini halleri ile elden ele dolaşır olan minik oğlumu şimdilerde odasında yalnız başına kitaplarını okumaya çalışırken gizli gizli seyrediyorum da Allah'ın bana verdiği bu eşsiz yaratık için tekrar tekrar şükür ediyorum...Gelin bu bayram hayatın bize verdiklerine şükredelim ve ailelerimizle mutlu mesut huzurlu bir bayram geçirelim. Yanına bir de tatlı yapalım ki tam süper olsun:)

Bu tatlıyı iki sefer yaptım. İlkini cevizli ikincisini de fındıklı yaptım. Her ikisinde de tadan insanlardan tam not aldım diyebilirim:) Gerçekten çok lezzetli ve değişik bir tarif olduğunu söyleyebilirim.

Bu tatlının tarifini birçok yerde gördüm. En son Mekanımız Mutfak da gördüğümde yapmaya karar verdiğim için son gördüğüm yere göre tarifini yazıyorum. Benim ufak tefek değişikliklerim oldu kendi yaptığıma göre yazıyorum.

Malzemeler;

Elmalı zemin için;

  • 5 tane elma
  • 20 tane kakaolu bisküvi
  • 1 çay bardağı su
  • 4 yemek kaşığı toz şeker
Muhallebi için;
  • 4 su bardağı süt
  • 1 yumurta
  • 1 paket vanilya
  • 4 yemek kaşığı şeker
  • 2 yemek kaşığı buğday nişastası
  • 1 yemek kaşığı un
  • 1 yemek kaşığı mısır nişastası
Cevizli iç için;
  • 2 yemek kaşığı toz şeker
  • 1 küçük kase iri doğranmış ceviz içi
  • 1 çay kaşığı tarçın
Yapılışı;

Elmaları soyup içlerini temizleyip ikiye bölün. Geniş bir tencereye oyuk kısımları aşağıya bakacak şekilde yerleştirin. Üzerine 4 kaşık şekeri ve 1 çay bardağı suyu ilave edip elmalar yumuşayana kadar pişirin. Ilımaya bırakın. Elmalar soğuyunca iç malzemesinden oyuk kısımlarını doldurun. İki tane bisküvi ile kapatıp ters çevirin ve borcama alın. Bu işlem bittikten sonra muhallebi için tüm lazemeleri karıştırın ve orta ateşte kıvam alıncaya kadar pişirin. Muhallebi sıcakken elmaların üzerine gezdirin ve en son hindistan cevizi ile kaplayıp soğumaya bırakın. Afiyetler olsun efendim.



Fotoğram makinamı yakında camdan dışarı fırlatacağım. Bi ayarı yok yani. Cannıımm resimlerim nasıl bulanık bulanık:(

Not(23.12.2008): Bu tatlıyı dün bir daha denedim. Elmaları ocakta piştikten sonra piştiği tava ile birlikte fırında 15 dk daha pişirdim . İç malzemesine damla çikolata ekledim. Muhallebisine de kibrit kutusu kadar yağ ekledim. Sanki daha güzel oldu. Tavsiye ederim:)

2 Aralık 2008 Salı

Ayran Aşı yada Yuvalama



Erzurum'da bu çorbayı buğdayla yapıp "Ayran Aşı" diye adlandırıyorlar. Gaziantep'de ise nohut ile yapıp yuvalama diye adlandırıyorlar. Gerçi benim yaptığım tam ikisinin tarifine de uymuyor sanıyorum. Çünkü Antep de yuvalama yerken köftesine dövülüp toz haline getirilmiş pirinçten yapıyorlar. Erzurum'lular nasıl yapıyor bilmiyorum.



Çorba için;
  • 2 su bardağı yoğurt. Üst kaymağını da eklerseniz iyi olur.
  • 1 lt ılık su
  • 1 tatlı kaşığı un

  • 1 yumurta
  • 1 su bardağı haşlanmış nohut
  • yeteri kadar tuz

Köfte için;

  • 1 çay bardağı kıyma
  • 1 yemek kaşığı ince köftelik bulgur
  • biraz tuz


Sosu için;

  • 2 tatlı kaşığı tereyağı
  • 1 tatlı kaşığı nane


Yapılışı;

Önce köfte malzemelerini karıştırıp nohut büyüklüğünde köfteler elde edin. Çok az yağda hafif kızartıp kenara alın. Çorba için yoğurdu, yumurtayı, unu tencerede iyice çırpın ılık suyu ilave edip harlı ateşte kaynayana kadar karıştırmaya devam edin. Çorba kaynadıktan 5 dk sonra altını kısın içine köfteleleri ve 1 su bardağı nohutu ve yeteri kadar tuzu ilave edin. Bu şekilde 15 dk daha kapalı bir şekilde pişirin. eğer kıvamı koyu geldiyse kaynar su ilave edebilirsiniz. Çorbanın altını kapattıktan sonra bir tavada yağ ve naneyi kızdırıp çorbanın üzerine gezdirin. Afiyet olsun.