29 Ekim 2008 Çarşamba

Peynirli Cevizli Börek



















Öncelikle herkesin Cumhuriyet bayramını kutluyorum...

Geçen hafta blogun kapatıldığını arkadaşımından duydum. Kararı hayretle karşılamamak elde değil. İnsanların paylaşımlarını neden sansürleme gereği duyulmuş tasavvur edemedim birden. Bırakın paylaşımı birçok insan bu bloglar sayesinde yemeklerini pastalarını yayınlayıp bunlardan para kazanıyor ve aile ekonomisine katkıda bulunuyor. Bunlar takdir edilmesi gereken şeylerken tamamen yasaklanıyor. ŞAŞIRDIMM!!! Bazı yasa dışı faaliyetler için kullanılmış olabilir ama dünyadaki herkesin bunu bilip de sırf ülkemize özgü kapatılırlık daha da bir garip. Sayfa bazlı işlem gerçekleşse daha da mutlu olurduk. Tüm blog camiası şoka uğramıştır eminim. Ama şimdilik geçti. Devamı ne olacak bekliyoruz.

Bu böreği iki ay önce güzel bir kahvaltı spfrasında buluştuğumuz Ayşeciğim yaptı. Ama yayınlamak bir türlü kısmet olmadı. Zaten hala makinam bozuk yeni tarif filan yok. Arşivlerdekileri yayınlıyorum..

Yusyumuşacık ve çok lezzetli olan bu börek şöyle yapılıyormuş; Ereğliye özgü lor peyniri ve ceviz ile iç hazırlanır. Bizim öle peynirimiz olmadığından elimizdeki ile idare edeceğiz:) Harç için yumurta yağ ve yoğurt üçlüsünü hazırlayı bir kenara alıyoruz. Yufkaların içine önce harçtan sonra da iç harcından hazırlayıp rulo yapıyoruz. Sonra resimde gördüğünüz büyüklükte kesip tepsiye diziyoruz. Piştikten sonra servis tabağına alıp üzeirni temiz bir bez ile kapatıyoruz ki yumuşak olsun. Afiyet olsun.




















Özene bezene hazırlanmış sofralara sıcacık muhabbetler de eklenince tadına doyum olmuyor.



















Bu güzel kurabiyelerin tarifini almamışım ama en kısa zamanda alıp yazacağım. Şimdilik herkese mutlu haftasonları...

22 Ekim 2008 Çarşamba

Üzümlü Salata



















Fotoğraf makinam bozuldu:( Hiçbirşeyin resmini çekemiyorum artık. İşler de aksi gibi çok yoğun derken bişey yapmaya denemeye fırsatım hiç olmuyor. Bir yandan da aklım blogda kalıyor. Gene bişey yazamadım derdine düşüyorum zaman zaman. Beni merak etmeyin diye size üzümlü salata ile sesleneyim dedim:) Ama salatamda değişik bişey yok. Bildiğiniz mevsim sebzeleri sadece içine bir avuç dolusu üzüm ilave ediyorsunuz. İşte bu kadar. Hadi şimdilik iyi geceler...

20 Ekim 2008 Pazartesi

Uluslararası Arkadaşlık Ödülü / Friendship Around The World Award

Herkese günaydınlar. Tüm dünya çapında arkadaşınız olan bloggerlar için tanıtım amaçlı düzenlenmiş bir ödül töreni bu. Ödül kime verilirse o da diğerlerine aktarıyor. Önemli olan alıcının ödülü almış olan başkasına bunu vermemesi.
Bu güzel ödüle Edacığım ve Ceydacığım layık görmüş. Seve seve kabul ediyorum...
Ben de bu ödüle Sevgili Nurgülü layık görüyorum. Hadi bakalım top sende:)

14 Ekim 2008 Salı

Değişik Brüksel Lahanası ve Tanınmayan Dostlara




















Bazen mutfağa girerim. Dolabı açarım. Bişey kamamış. Ondan bir tane bundan bir tane derken herşeyden az az kaldığını görürüm. en nefret ettiğim durumlardan birisi de budur işte. Sonra öle bir elim dolabın kapağında bir elim kafamda ne yapsam diye düşünüp dururum. bu salata da öyle bir zamanda ortaya çıktı ama sonucu nefis oldu. İyi ki de o gün dolapta herşey bitmişti ve iyi ki de bu salata ortaya çıkmıştı. Ama bu postu yazmamın bu salatanın ortaya çıkış hikayesinden daha önemli bir sebebi var. Blog sayesinde tanımadığım bir sürü arkadaşım oldu. Garip bişey bu blog işi. Gizliden bağ kuruyorsunuz diğerleri ile. Bazı konulara duyarsız kalamıyorsunuz. Daha sorumlu hale getiriyor insanı. Miss Zerrin in sayfasında gördüm 1 yıl önce diğer aleme göçmüş fakat anıları dün gibi taze olan blog arkadaşları için yaptıkları takdire şayan etkinliği. Yine Ayça diye başka bir blogcu arkadaş ile organize ediyorlarmış. Ben de duyarsız kalmadım tabi. İşyerindeki tüm arkadaşlarıma haber verdim ve biz de bir koli oluşturup kütüphane kurulmasına yardımcı olmak için kolları sıvadık bile. Birlikten kuvvet doğar derler ya. Kimbilir o okulun gerçekten kütüphanesi tamamlacak. Haydi bakalım hepinizi kardeş okula kütüphane kurmaya davet ediyorum. Eğer siz de adres bilgilerini öğrenmek isterseniz Zerrine mail atın. Zerrin büyük bir özveri ile tüm katılımcılara yardım ediyor.

Geçelim salatanın yapılışına;

1 tane kırmızı biberi salata tabağının altına minik minik doğradım. Üzerine haşlanmış brüksel lahanalarını dizdim. Üzerine bir kase yoğurda karıştırdığım birkaç dal dereotu ve birkaç diş sarımsağı ilave ettim. Sonuç nefissss... Afiyet olsun.

10 Ekim 2008 Cuma

SOBELENDİMMM:)

Bir blog oyununa daha sevgili Nurgül arkadaşım tarafından davet edildim. Ve seve seve cevaplıyorum.
1.İsminiz?
Elif
2.Nerelisiniz?
Trabzonluyum.
3.Yaşadığınız yer?
Ankara.
4.Mesleğiniz?
Elektrik Elektronik Mühendisiyim. Üstüne 4 yıl daha işletme okudum. Şimdi sınava girme ama gel şurda oku deseler gene okurum:) İnşallah master yapmak istiyorum da hayırlısı:)
5.Hobileriniz?
Ya aslında genel anlamda hobi denilebilecek düzenli bir uğraşım yok. Ama blogumla ilgilenmeyi, oğlumla vakit geçirmeyi, eşimle yeni yerler görmeyi,kitapları ve tiyatroyu çok severim.
6.Evli misiniz?
Evet 3.5 yıllık evliyim.
7.Kaç çocuğunuz var?
Yaramazlıkda 10 taneye bedel yakışıklılıkda dünyalara değer sarı bir oğlum var:)
8.En sevdiğiniz yemek?
Nerden başlasaaammm:P Karnıyarık, makarna, adana kebapp:) evet en sevdiğim kebap. Bir Karadenizli nin de kebap sevmesi garip ama gerçek.
9.En sevdiğiniz tatlı?
Kazandibiiii:)
10.Sevdiğiniz müzik türü?

Hafif müzikleri severim.
11.Nerelere gitmek istersiniz?
Mısırı, Parisi ve Venedik'i görmeyi çok istiyorum. Türkiye'de de Doğu Anadolu'yu görmek istiyorum.

Adettendir diyerekten ben de Feyzayı sobeliyorum...Oyuna devamm:)

5 Ekim 2008 Pazar

Gemici Sosu



















Bayram geldi geçti neşeliseslerden sen çıkmadı dimi? Bu bayram kayınpederin tatsız kazası ile maalesef üzücü geçti. Apar topar memlekete gittiğimiz için kimsenin yorumuna ne bakabildim ne de kimseyi ziyaret edebildim. Önceden planlanmış olan yazılar yayınlandı. Yorumlarınız için hepinize teşekkürler ediyorum...

Yorumlardan anladığım kadarı ile gemici sosu çok merak edilmiş. Aslında acayip basit bir salata. Üniversitedeyken Aslı diye bir arkadaşım vardı. Onun annesi bu muhteşem salatayı bana öğretmişti. Balık menülerinin yanında çok güzel gittiği için balık pişerse bu da yapılır demişti. Ben de öyle yapıyorum...

Yapılışı: 1 demet maydonozu temizledikten sonra sapları ile beraber ince ince kıyalım. İçine 8 diş sarımsağı ezelim. 1 kaşık nar ekşisi, 1 yemek kaşığı dolusu acı pul biberi, 1 limon suyunu, yarım kahve fincanı zeytinyağını ve yeterince tuzunu ilave edip karıştıralım. Bu şekilde yarım saat dinlendirdikten sonra servis yapalım. Afiyet olsun...

1 Ekim 2008 Çarşamba

Kıymalı Sebzeli Çorba






Kış yavaş yavaş kendini göstermeye başladı Ankara'da. Benim orucun son haftasını iyi bir griple geçirmem de buna örnek oldu heralde. Kışı pek sevmeme ragmen kış deyince aklıma miss gibi sıcacık çorbaların gelmesi biraz daha çekici kılıyor mevsimi:) Herkes bayram tatilinde olduğu şu günde belki bir çorba tarifine ihtiyacınız vardır ne dersiniz?
Malzemeler;
  • 1 su bardağı çift çekilmiş kıyma
  • 1 küçük patates
  • 1 küçük havuç
  • 1 tane orta boy soğan
  • yarım çay bardağı sıvıyağ
  • 1 tane sivri yeşil biber
  • 1 tane kırmızı biber
  • 1 yemek kaşığı salça
  • 1 çay bardağı tel şehriye
  • yeterince su ama kaynar olcak
  • iki üç dal maydonoz

Yapılışı;

Tüm sebzeleri minik minik doğrayın. Yağı tencereye alıp kızdırın. İçine kıymayı atıp iyice kavurun. Sırası ile soğan, biberler, havuç, patates ve en son salçayı 1 er dk ara ile ekleyip kavurun. Yalnız soğanı biraz daha fazla kavurun. Sonra kaynar suyu ilave edin. Şehriyeleri ilave edin ve sebzeler yumuşayıncaya kadar çorbayı pişirin. Pişmeden 2-3 dk önce maydonozu ve tuzu ilave edin. İşte size misss gibi bir sebze çorbası. Hem de bebeği olanlar için vitamiş deposu...