24 Mayıs 2008 Cumartesi

Kekikli Peynirli Poğaça ve Poğaça Etkinliği



















Arkadaşım http://papatya68.blogspot.com/ poğaça tarifini yayında görünce beni poğaça etkinliğine davet etmiş. Ben de seve seve katılıyorum. Başarılar kolaylıklar diliyorum...

Annemin bazı taktığı tarifler vardır mesela bu poğaça gibi. Birisi geleceği zaman otomatiğe bağlanmış gibi hooop bir poğaça yapıvermiştir bile:) Bize gelenler menüde kesin bunun olacağını bilir. Eee öğretmen kadın 4 tane çocuk mecbur pratik ve hızlı olmaya ve öyle yaşamaya mecbur.Anneciğim şimdi de ben senin bu poğaçalarından yaptım ama kekik de koydum pek güzel oldular pek...

Malzemeler;
  • 1 paket oda sıcaklığında margarin
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 su bardağı yoğurt
  • 2 tane yumurta (1 tanesinin sarısı üzeri için)
  • 1 tatlı kaşığı kekik
  • Aldığı kadar un
İçi için;
  • 1 kase rendelenmiş peynir
Yapılışı;

Tüm malzemeler karıştırılır yavaş yavaş un ilave edilerek yumuşak bir hamur elde edilir. İç malzemeleri ile birlikte poğaça şekli verilerek tepsiye dizilir üzeri susam ve çörekotu ile süslenerek 180 derece fırında üzeri kızarana kadar pişirilir. Afiyet olsun.

19 Mayıs 2008 Pazartesi

İşte Sizlere Trabzon'dan İstavrit Tava:)



















Hayırlı bir iş :) için Salı gecesi oldukça maceralı bir uçak seyahati sonrası Trabzona vardım. Ooohh memleketimin misss havasını içime çektim aile efradımı gördüm geldim. Oğlumla güzel bir gezinti yaptık. Eee Trabzona gidilir de balık yenmeden gelinir mi? Son akşam Ayşe görümcemin hazırladığı istavrit tava yı aşamalı aşamalı çektim ve sizlerle paylaşıyorum. Fotoğraf makinam yanımda olmadığı için Havva Sultanımın muhteşem sofrasını çekemedim:( Maalesef bir daha Trabzona gidişimi bekleyeceksiniz. Ama beklediğinize değecek. Pek beceriklidir görümcelerim maşallah:) Tekrar ellerinize sağlık kızlar...



















1 kg istavriti güzelce temizledik yıkadık ve suyu süzülene kadar bekledik. Sonra yeterince tuz ile tuzladık. Sonra hafifçe mısırununa buladık. Tavaya biraz yağ alıp biraz kızdırdık. Resimde gördüğünüz gibi ablam güzelce istavritleri tavaya dizdi. Sonra ocağın orta büyüklükteki tarafında tam açık şekilde altı üstü kızarana kadar pişirdik. Afiyetler olsunnn...



















Bunlar da kayınpederimin gülleri. Hepsi çok güzeldi gerçekten. Evin her yanı böyle gülllerle ortancalarla kaplı. İnsanın baktıkça içi açılıyor. Karadeniz bir başka arkadaşlar....

11 Mayıs 2008 Pazar

PDÇS-23 ve Çiftlik Evi Ekmeği



















Bir etkinlik bir davet daha. Beni davet eden arkadaşım http://www.deryadanlezzetler.com/ a çok teşekkkür ediyorum. Ben de peynirli zeytinli çay atıştırmasının yanına sıcacık bir ekmek yapıyorum:)

Uzun zamandır ekmek makinası ile ekmek yapma işine ara vermiştim. Anneler günü dolayısıyla kahvaltımızı şenlendirsin diye çıkardık tabakları çanakları ekmek makinalarını:) İyi ki de çıkartmışım. Kahvaltı için çok güzel bir ekmek oldu.Ben tarifi biraz değiştirdim ama gerçeğini görmek isteyen arkadaşlar için ;Tarif buradan

Malzemeler;
  • 420 ml süt (tarifte su idi)
  • 600 gr un (300 gr beyaz un 300 gr kepekli kullandım.Tarifte 75 gr ek vardı onu kullanmadım)
  • 2 yemek kaşığı süt tozu
  • 2 çay kaşığı tuz
  • 2 çay kaşığı şeker
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 1+ 1/2 çay kaşığı instant maya (ben yarım paket yaş maya kullandım)
Yapılışı;
Ekmek makinasının kabının içine önce sütü döküyoruz. Sonra unu ilave ediyoruz. Her biri bir köşeye denk gelecek şekilde tuzu, şekeri, süt tozunu, tereyağını ilave ediyoruz tam ortaya da yaş mayayı ekleyip makinayı ayarlamaya koyuluyoruz. Ekmek ağırlığı 700 gr, renk dark, süre 3 saat 18 dk (Benim makinam Fakir marka. Bu makinada 1 numaralı seçenekde pişirdim) olacak şekilde ekmek makinasını ayarlayıp bekliyoruz misss ekmeğimizin pişmesiniiii....Afiyet olsun.



















Gün ışığında da resimler pek bir güzel çıkıyormuş... Haydi o zaman Elif sabahları erken kalk ve muhteşem resimler çek bakalımmm:))) Sizler için gerçekten:)))

Not: Bu hafta şehir dışında olacağım için bu ekmek ekranda biraz bayatlayabilir haberiniz olsun.
Herkese mutlu haftalar diliyorum...

Anneler Günü Kahvaltısı



















Bugün benim ikinci anneler günüm.. Çok güzel geçti diyebilirim. Dün görümcemin gönderdiği kargoyla ve akşam devam eden canım arkadaşlarımın mesajlarıyla oldukça duygulu başlayan anneler günü bugün sabah da oğlumun boynunda asılı"Anneciğim anneler günün kutlu olsun" yazısı ve minicik ellerinin arasına sığdırmaya çalıştığı hediye paketi ile güne başlamamla son buldu. Allah herkese bu güzel bu muhteşem duyguyu yaşatsın kimse bundan mahrum kalmasın inşallah...



















Bu güzel çiçekler de Gökhan- Evrim ikilisinin anneler günü kutlaması için... Çok güzel bir kahvaltı sofrası ile çocukların çığlıklarıyla güzel bir anneler günü daha geçti. Herkesin anneler günü kutlu olsun. Annemin ve kayınvalidemin de burdan tekrar ellerini öpüyorum...

10 Mayıs 2008 Cumartesi

Yumurtalı Ispanak



















Hepimizin bildiği ama çok sevdiğimiz ıspanaklı yumurta var bugün menüde. Evimizin bahçesi de fotoğrafımı güzel süslemiş dimi? Herkese mutlu haftasonları...

Yapılışı;
1 kg ıspanağı temizleyip yıkayın. Kaynar suda 5 dk bekletip suyunu sıkın. 1 tane büyük boy soğanı ince ince kıyıp zeytinyağında kavurun sonra ıspanakları ekleyip kavurun. Üzerine kişi sayısı kadar yumurta kırıp tuzunu karabiberini ekleyip ağzını kapatın 5 dk da böyle kısık ateşte pişirin sonra afiyetle yiyin oldumu?

6 Mayıs 2008 Salı

Mimlendimmm...



















Sevgili arkadaşım Limonlu Kek (Nevval) beni muhteşem bir oyuna davet etmiş. Hadi Elif Top sende demişş. Ben de sabahtan ebri kucağımda bu ateş topu ile düşünüp duruyorum. Neyse ki hemencik vakit bulup yazımı ekliyorum. Konumuz ''okuduğumuz, okuyor olduğumuz ve okuyacağımız kitaplar''.
Şimdilerde herkesi yakındığı gibi vakit azlığından kitap okuyamama şikayeti bende de var. Eskiden ne çok okurmuşum meğer diyorum. Gözlerimi bu uğurda heba ettiğim de gerçektir. Şöyleki; Tüm okul dönemlerimden beri kitap okumayı çok severdim. Geceleri okumaktan sabah hep zorla kalkardım. Babam bu duruma sonunda el koydu. Artık geç saatlere kadar kitap okumam yasaklanmıştı. Ben dururmuyum hemen bir el feneri aldım. Eskiden metal yuvarlak el fenerleri vardı:) Bilirmisiniz bilmem acayip komik şeylerdi ama çok işe yararlardı. Geceleri battaniyenin altından hep okurdum. Sonra günlerden bir gün dersin ortasında çantamdan bişey alacakken (bunlar lise çağlarında oluyor) çat diye fener yere düşmez mi. Allah"ımm ben tutana kadar yuvarlana yuvarlana hocanın ayaklarının dibine kadar gitti. Şimdi nasıl anlatırsınız durumu artık:)) Kendinizi benim yerime koyun bakalım:))) Tüm sınıf gülme krizleri geçirmişti sayemde:)) Böyle de bir anımı paylaşmış oldum...



















Bu resimde gördüğünüz kitaplar yakın zamanda okuduklarım. Yakın zaman dediysem 3 ayda değil yani yanlış anlaşılmasın:)) Hem vaktim yok diyip de hemde kaç tane kitap var yalancı çıkmayım yani...:) Aslında çok neşeli bir halim olmasına rağmen depresif kitaplardan çok hoşlanırım. Böyle hasta insanların hayatı, psikolojik romanlar, polisiye ve macera romanları, biyografiler vs vs çok değişik bir yelpazem var...Hepsini seviyorum gerçekten de...

Bu zamana kadar da en çok etkilendiğim kitapları da yazmadan edemeyeceğim...
  • Yüzyıllık yalnızlık ( Gerçekten çok ama çok etkilenmiştim)
  • Nietzsche Ağladığında ( Bir psikoloğun kendine yardım edememesini acıyla okumuştum)
  • Dijital Kale ( Hamile hamile ödüm ağzımda okudum valla bayılcaktım heyecandan)
  • Kızıl Nehirler ( Zaten bu adam beni öldürüyor. Geceleri korkabilirsiniz)
  • Sofi"nin Dünyası ( Çocuksu duygularımla ben de sanal öğretmenim olsun çok istemiştim)
  • Geri Döneceksin ( "Ahhh şu duygusal kadınlar ahhh nolcak haliniz" dedirten kitap)




















Bunlar da Sevgili arkadaşım Nurayın bana taaa İstanbullardan seçip gönderdiği kitaplar. Yakın zamanda bunları okumayı planlıyorum...



















Bunlar da şu anda okuduğum kitaplar. Üçü de gerçekten birbirinden güzeller. Hayata dair öğrenecek o kadar çok şey var ki kitapların arasında insan yokolmak istiyor.



















Bunlar da her gece oğlumun uykuya dalmadan önce dinlediği kitaplar. Öndeki kitabı özellikle yalnız bıraktım. O kadar güzel bir kitap ki anlatamam. Mert sadece bu kitabı dikkati dağılmadan dinliyor. Çok eğitici çok da basit ve hoş bir anlatımı var. Bir de çok güzel resimler var. Sizlerin de çocuklarınıza okumanızı tavsiye ediyorum...
Hepinize ve hepimize bol kitaplı günler diliyorum. Beni düşünüp bu oyuna dahil eden Limonlu Kek arkadaşıma tekrar çok teşekkür ediyorum.
Hımmmmm ben kimi mimlesem kimi mimleseeeemmm....
Hıh buldum!! Eğer kabul ederlerse canım ablam Güldenimi sonra Tombuk Pınarııı Sonra bir de Kızılcık Şurubunu mimliyorum. Haydi kızlar saçın kitaplarınızı bakiiimm:)



1 Mayıs 2008 Perşembe

PDÇSE-22 ve Lor Peynirli Kurabiye



















Evet bir etkinliğe daha katılmak kısmet oldu. Sevgili Fatoş beni de davet etmiş. Ben de son anda olsa bile Gülay teyzenin muhteşem kurabiyeleri ile ağızları tatlandıracağım:)) İlk defa peynirli bir kurabiye yedim gerçekten çok lezzetliydi. Pamuk gibi de :) Çok merak ettiniz dimi hem peynirli hem pamuk gibi hem çok lezzetli hem hem...:)) Hadi yapın hemen..
Malzemeler;
  • yarım kg lor peyniri tuzsuz olacak
  • 2 su bardağı toz şeker
  • 2 yumurta birinin akını ayırın
  • 2/3 paket yumuşak margarin
  • 1 tane kabartma tozu
  • 1 tane vanilya
  • istenilise limon rendesi
  • yeteri kadar un

Yapılışı;

Bir yumurtanın akını ayırın kalan malzemeleri genişçe bir kaba alın. Yavaş yavaş un ilave ederk kulak memesinden az daha yumuşak bir hamur elde edin. Top top yuvarlaklar yapın önce yumurta akına sonra şekere batırıp tepsiye dizin. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında üzeri hafif kızarana kadar pişirin. Afiyet olsun.