30 Mart 2008 Pazar

Semizotu Salatası veee Sonunda Oğlum Yürüdüüü:)



















Sonunda yürüdü arkadaşlar evet yürüdü... 14 aylık yürüdü benim böcek. Haftasonu halaları burdaydı çocuğa enerji depoladılar heralde. Akşam yürümeye başladı bir baktım gidiyo pıt pıt pıt...Aaaa Murat bak yürüyo gerçekten yürüyoooo diye seslerim çınladı heralde...Sirke gidemedik diye üzülen ben gitti oğlu yürüdü diye havalara uçan birisi geldi. Canım oğlum ne sevimlisin bir bilsenn...
Şimdi aklıma gelen bir yazı vardı ama o kadar alakasız ki bağlama falan beklemeyin benden içimden geldi yazacağım ne alaka Elif demeyin:)) Sizlerin üniversitede ev arkadaşlarınız oldu mu? Nasıl birşeydir bilirmisiniz? Muhteşem bir şeydir... Gerçekten kafa dengi birileri olunca harikadır ev arkadaşları. Benim okul hayatım boyunca 4 tane ev arkadaşım oldu. Ama 4 yıl sadece 1 tanesiyle kaldım. Garip bir cümle oldu 4 üyle de kaldım da 1 tanesiyle hiç ayrılmadan kaldım yani:) İlk sene yurda yerleşmiştik. Orda Serap diye bir kızla tanıştık. Birbirimizin aynı sınıflarda olduğunu öğrenmiştik öylece tanıştık. Yurtta aynı katta kaldık okula beraber gittik geldik aynı sırada oturduk derken okulun bitmesine 3 ay kala bölümden 4.sınıftaki arkadaşların yanına taşındık. Onlar mezun oldu gitti biz ikimiz kalmaya başladık. Hani derler ya eğlenceye gerek yok bak gül diye Serap öyle bir kızdı Allahım öldürürdü beni gülmekten. Ayy yeter tamaaaaam valla çatlıcam dediğim günleri bilirim. Tutardı bir gün hadi Elif bişiler yapalım. Napalım? Gel makyaj yapalım. Garip garip makyajlar yapardım ona aynaya da bakmak yasak son anda bakcaksın... Tabi tahmin ediyorsunuzdur sonucu ...Bıyıklar mı çizmezdik koca koca benler mi yapmazdık :)))) İlk oturduğumuz evin arka balkonu vardı ve ara caddeye bakardı o balkonda biz çay demler otururduk sağdan soldan muhabbet ederdik yalnız bir kız geçiyosa şşşşşşşşşttttt diye seslenip yere çömelirdik kızın korkudan ödü patlamış bir şekilde nefes nefese kaçışını karnımız ağrıyana kadar gülerek seyrederdik. Delimiyiz yaw hemcinslerimze az eziyet etmedik o balkondan:) Ne işleri var o saatte dışarda diye avuturduk kendimizi sonra:) Serap"ın hayal gücü oldukça yüksekti sağolsun. Bir tane boş odamız vardı. Hangar gibi ev her oda dolu değil iki kişiyiz. Bir bakarsın gecenin bir yarısı bizimki üretmeye başlamış. "Elif şimdi şu odadan vahşi bi adam çıksa bir dişi var bir dişi yok aaaaaaaa diye üzerimize yürüse napardın? Bilmem şurdan biri kapıyı zorlasa şu olsa bu olsa ..." ben tabi korkak. Hadi yatmaya diyince az sonra elimde yastık "Serap ben senle yatsam daha ii olcak" diye dooooru odasına bi de ardından kapıya bir kilit. Öylece senaryo ürete ürete uyurduk:)) Çok ii anlaşırdık ama bir o kadar da anlaşamazdık ha bire bıdı bıdı yerdik birbirimizi. Bakarsın kapılar çarpıldı herkes odasına... Ama sonra canımız sıkılırdı aynı anda kapıları açtığımız olurdu verederdik gülmeye:))) Güya tavır yapardık birbirimize okula gidecez eee nası gitcez Elifi gören Serap nerde ? Serap"ı gören Elif nerde diye sorar:) Otobüse binip ayrı koltuklarda otururduk okula gidip ayrı sıralarda otururduk dönerken barışırdık:))) Ben her akşam çay demlerdim yemekleri salatasız yemezdim Serap hep şikayet ederdi. Bıktım senin çayından da salatandan da diye. Çay ve salata olmadan olmaz diyen bir kocanın eline düştü oooooooooohhhh canıma değsin:))) Ben hep derdim bu Oğlak burcu kızın eline düştüm inatçı huysuz seni diye bende Oğlak burcu bir adamın eline düştüm.:) O hep benim burcuma takardı şimdi bebek bekliyor bebeği Terazi olacak:))) Böyle bir arkadaştık işte. Yazdıkça yazasım geliyor. ..Sonra Mükücük eklendi bize...İzmirli cici bici bir kızdı. Tavla öğretti bana aman öğretmez olaydı hadi bi daha hadi bi daha diye sabahlattırıyodum kızı:) Ben ki hiç böle oyunlardan anlamayan tavla manyağı olup çıkmıştım. Şimdi aklıma geldi de belki de o günlerden sonra hiç tavla oynamadım:) Şimdi ikisi de yurtdışında yaşıyor... Bir zamanlar aynı tabaktan yemek yiyen biz şimdilerde birbirimizin heyecanlarını, üzüntülerini paylaşamaz olduk. O zamanlar kayıtsızca gülüp eğlenen biz, şimdilerde bir mail yazmaya zaman bulamaz olduk. Haydi tüm eski arkadaşlar birbirinizi ihmal etmeyin zaman yaratıp eski günleri yad edin, o küçük ama şimdi şimdi evli barklı olan koca kadınlar yine eskiye dönün ve kayıtsızca hatıraları aklınıza getirip gülün:)) Çok uzattım tarife geçiyorum:)
Malzemeler;
  • 1 bağ temizlenip yaprakları ayrılmış semizotu
  • 1 tane salatalık
  • 1 tane domates
  • yağ,limon,tuz
Yapılışı;
Semizotlarını ayıklayıp servis tabağına alın. Üzerine salatalık ve domatesleri dilimleyip dizin. Yağ limon ve tuz ilave edip servis yapın. Bu da öğrenci yemeği işte:)

26 Mart 2008 Çarşamba

Dereotlu Mahlepli Poğaça



















Bu hafta sayfamda hiç hareket yok değil mi? İşler güçler çok yoğun arkadaşlarım ondan yani. Ama bir yandan da aklım hep blogumda "bişi yazamadım keşke vakit olsa da güncellesem" filan diye içim içimi de yemiyor değil...
Bu hafta tüm haftayı deli gibi çalışarak geçiriyorum desem yeridir heralde. Haftasonu eşimin ablası gelicekmiş haberini aldım. Hava güzel olur da bol bol bi gezme yaparız. Çocuklar da hava almış olur. Geçen sefer Bediş geldi ama çocuğu gezdiremedik hiç. Sirk var Pazar günü sirke götürüler bizi belki. Kandıralım beyleri. Hayatımda hiç sirke gitmedim valla ben çocuklardan daha çok merak ediyorum. Nasıldır acaba?? Ama çok eğlenceli olsa gerek. Aynı zamanda heyecanlı da olur düştüler düşcekler mi diye yüreğim ağzımda seyrederim heralde:) Ben çocuklardan daha hevesli çıktım bak birden:)) Napim hiç gitmedim merak ediyorum. Nolmuş 26 yaşında bir insan sirki merak edemez mi yani..? Eder işte ... Bal gibi de eder...
Bu poğaçaların tarifi Oktay Usta " ya ait. Normalde poğaça şeklinde olmaları gerekiyordu ama ben fırında fazla bekletince daha doğrusu unutunca böle dümdüz hale geldiler. Oğlumun doğum günü davetinde yapmıştım. O telaşede unutmam normal dimi? Ama böyle de şekli fena olmadı. Tadı harika zaten pufidik pufidik süper oluyor denemenizi aciliyetle tavsiye ediyorum.
Malzemeler;
  • 5 su bardağı un
  • 3 yumurta (1 tanesinin sarısı üzerine sürülecek)
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • yarım paket margarin ama tereyağıyla daha güzel oluyor
  • 1 tatlı kaşığı mahlep
  • yarım demetten biraz az incecik kıyılmış dereotu
  • yeteri kadar su
  • 1 çay kaşığı şeker
  • 2 çay kaşığı tuz
  • 1 paket yaş maya

Yapılışı;

5 su bardağı unu genişce bir kaba alın ortasına havuz açıp 1 bardak suyu dökün. Suyun içine yaş mayayı ve şekeri ekleyip maya kabarana kadar bekleyin. Yumurtayı, margarini,tuzu, sıvıyağı,mahlepi,dereotunu ekleyip yumuşak bir hamur yapın. Su miktarı az gelirse su ekleyin. Kulak memesi kıvamı derler ya öyle bir hamur olcak. Sonra bu hamuru 2 saat dinlendirin. Dinlenen hamurdan içine peynir koyup poğaçalar elde edin. Tepside de yarım saat 45 dk dinlendirip 180 derece fırında üzeri kızarana kadar pişirin. Afiyet olsun.

23 Mart 2008 Pazar

Biz Buluştuuukkk:)



















Bugün Ankara buluşması gerçekleşti. Sevgili Sevda ya bu buluşmada gösterdiği emek için çok teşekkür ediyorum. Gerçekten çok değişik bir durumdu benim için. Hiç tanımadığım insanlarla buluşacak olmak değişik bir duygu idi. Acaba nasıllar? yaşları kaç? Kafamda isimlerin hayalini kurdum Bunları düşüne düşüne Dafne" ye vardım. Kafamda kurduğum tipleri aradım birden ama tabi gerçek durum farklı... Sevda kesin sarışındır diyodum çıkmadı:) Hiçbir tahminim çıkmadı valla.Böylece herkesle tanıştık sanki 40 yıldır tanışıyoruz. Bizi görmenizi isterdim çoluktan çocuktan girdik memleket meselelerinden çıktık. Çok sıcak çok samimi harika bir ortam oldu. Hepsini ayrı ayrı çok sevdim çok tatlı insanlar. Hepsini ziyaret listeme ekledim.

Yaş olarak en minikleri bendim galiba ama kafalarımız uyuşuyor nolmuş :) Bir daha ki buluşmaya kadar görüşmek üzere diyip ayrıldık. Gerçekten çok güzeldi. Herkese teşekkürler ediyorum.

22 Mart 2008 Cumartesi

Katmer Börek



















Epeydir bazı sağlık problemlerim vardı. Sonunda doktora gidebildim. Herşeye vakit buluyoruz da bu doktor işini niye böyle aksatıyoruz anlamıyorum. Ama haklıyım da yani. Bugün gittim yüz tane kan tahlili filimler bilmemneler bir haftada toparlayamam sonuçları. Napalım başlamışken sonuçlandıralım bakalım bişey çıkmaz inşallah. Sırtımda boynumda ve sağ kolumda uyuşmalar var da bunların kaynağını araştırıyoruz. Genç yaşımda doktorlara gider oldum.

Pazar günü Ankara"daki blogcularla brunch yapacağız. Hepsini öyle merak ediyorum ki anlatamam. Blogum sayesinde yeni yeni bir sürü arkadaşlarım oldu. Çok değişik oluyor gerçekten de. Sayımız çok fazla değil ama ileriki buluşmalara ön ayak olmuş oluruz inşallah. Hepimiz yemek yapmayı sevenler olarak elimize birer tepsi bişeyler alıp gidermişiz "bi de benim yaptığımın tadına bak. Aaaa vallahi yemezsen çok kırılırım" filan diye:)) Pazar gününü iple çekiyorum. Eve döner dönmez yazımı ekleyeceğim siz de merak edin:))

Bu harika çörekleri denemenizi tavsiye ediyorum gerçekten mis gibi oluyorlar. Tarif Becerikli Tülay teyzemden..
Malzemeler;
  • yarım kg süt (ılık olsun)
  • 1 paket kurumaya
  • 1 paket yumuşak margarin
  • 1 yumurta sarısı (üzerine sürmek için)
  • tuz
  • süslemek için çörekotu
  • yeterince un
Yapılışı;
Süt maya tuz ve undan yumuşak bir hamur elde edelim. Hamuru ikiye bölelim. İkiye böldüğümüz parçayı da 4 e bölelim. Toplamda 8 bezemiz olsun. Her bezeyi tabak büyüklüğünde açalım. Margarini 8 e bölelim. 4 tane tabak büyüklüğünde açtığımız yufkaları alalım her birinin arasına 1 tane yağı sürelim ve üst üste kapatalım. Ben merdane ile 4 lü parçayı iyice açtım. Bu şekilde ya elimizle yada merdane ile yufkayı büyütelim.Bir tarafına peynir serip rulo yapalım. Rulonun heryeri aynı kalınlıkta olsun olmuyorsa elinizle yuvarlayarak kalın yerleri inceltin. Sonra rulodan parçalar kesip tepsiye dizelim. Diğer 4 lü gruba da aynı işlemi yapalım. Üzerlerine yumurta sürelim ve çörekotu ile süsleyelim. Hamurları tepside 1 saat bekletelim ve 180 derece fırında üzeri kızarana kadar pişirelim.

20 Mart 2008 Perşembe

Patates Salatası




















Bu hafta sayfayı her açtığınızda "ayyy gene mi aynı resim" dediniz değil mi? Napalım çok yoğunum ya yazamıyorum hiçbişey. Arşivde bekleyen bir dünya yazım var ama bir türlü düzenleyip yazamadım. Dediğim gibi oğlum da nane molla olduğu için geceleri de yazamıyorum derken durum bu oldu anlayacağınız. Hepimizin bildiği ama bi de benim ağzımdan dinleyin dediğim patates salatası tarifine geçelim:)
Malzemeler;
  • yarım kg haşlanmış patates
  • 3 yaprak incecik doğranmış marul
  • 3 sap ince ince doğranmış yeşil soğan
  • yarım kırmızı soğan
  • yarım demet incecik doğranmış dereotu
  • 1 limonun suyu
  • tuz
  • 1 çay kaşığı pul biber
  • dilediğiniz ölçüde zeytinyağı ve nar ekşisi

Yapılışı;

Haşladığınız patatesleri küp küp doğrayın ve başka bir tavada azıcık yağı kızdırın ve patatesleri harlı ateşte bir iki dakika çevirin. Sonra kalan malzemeleri karıştırıp servis yapın. Afiyet olsun

16 Mart 2008 Pazar

Kolay Pizza ve Harika Kahvaltımız



















Çok güzel bir Pazarın ardından size yazımı yazıyorum. Bu sabah kahvaltıya misafirlerim vardı. Epeydir doğru dürüst görüşemiyorduk. Uzun uzun kahvaltımızı yaptık konuştuk kahvelerimizi içtik tatlılarımızı yedik derken akşamı ettik. Gerçekten çok hoş bir Pazar geçirmiş olduk. Oğlum hafif grip gibi. Sanırım bu hafta içi bize zehir olacak. Artık tıkanır uyumaz filan derken geceleri sabah ederiz. Derler ya "hastalandığına değil huyunun değiştiğine yanarım" diye. Gerçekten de öyle. Yemek yemezler uyumazlar mızır mızır derken düzen filan kalmaz. Napalım bunlar da olacak. Hastalıksız dünya olur mu? Kötü hastalıklar olmasın yeter.


















Bu da güzel masamız. Sosislerimiz, mis gibi patates kızartmalarımız, rulo kurabiyelerimiz, görümcemin Trabzon" dan gönderdiği telli peynirimiz ( ben bu peynirin hastasıyımdır. Kayınpederim sağolsun bilir çok sevdiğimi her gittiğimde hemencik alır. Elif çok sever yesin der ) ,tadı muhteşem olan Kolay Pizzamız ardından Revanimiz derken mükellef bir menümüz vardı dimi? Şimdi tarife geçelim. Uydurmasyon birazcık ama tadı gerçekten çok güzel
Malzemeler;
  • 3 tane yufka (elinizle rastgele parçalayın)
  • 1 su bardağı süt
  • 1 çay kaşığı kekik
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 3 yemek kaşığı sıvıyağ
  • 12 tane halka halka doğranmış sosis
  • 7-8 tane minik minik doğranmış mantar
  • 1 su bardağı mısır
  • 2 yumurta ( Ben bazen koyuyorum bazen koymuyorum tercihendir yani)
  • yarım su bardağı ince ince doğranmış sucuk
  • dilediğiniz kadar ince doğranmış yeşil ve siyah zeytin
  • üzerine sermek için bir su bardağı rendelenmiş kaşar
Yapılışı;
Genişçe bir borcamın altına yağlı kağıt serin. Kaşar peyniri hariç tüm malzemeleri geniş bir kaba alıp karıştırın ve borcama aktarın ardından malzemenin üzerini düzeltin. !80 derece fırında 30 dk pişirin 30 dk sonunda kaşar peynirini serpip 4 dk daha pişrip fırını kapatın 5 dk da fırının içinde dinlendikten sonra servis yapın. Afiyet olsun.

15 Mart 2008 Cumartesi

Kahvaltılık Peynirli Ekmekler



















Bir haftasonu daha geldi. Hava da çok güzel. Ben de güzel bir yazı yazayımdimi? Bugün sabah değişiklik yapalım dedik ve dışarda kahvaltı edelim dedik. Aldık oğlumuzu haydiiii dışarı. Güzelce kahvaltı ettik bu durum Mertin de hoşuna gitmiş olmalı ki pek keyifliydi hiç sorun çıkarmadı paşa paşa kahvaltısını etti etrafına gülücükler saçtı insanları güldürdü. Garsonlara taktı peşlerinden gidiyor adamlara bir türlü rahat vermedi. Şimdi de epey yorulmuş olacak ki 2 saattir uyuyor. E tabi o kadar koşuşturursa olacağı budur. Bu kahvaltı ekmekleri geçenlerde bir Pazar sabahı eşimle ikimizin midesini şenlendirdi. Yarın da sizin midenizi şenlendirsin:)
Yarın sabaha görümcemin kayınvalidesi ve eltisi bize kahvaltıya gelecekler şimdiden neler yapacağım diye düşünmeye başladım bakalım neler çıkacak?? Yarına kadar epeyce vaktim var dimi ? Şimdi herkese mutlu haftasonları dileyip tarifime geçiyorum.
Malzemeler;
  • 8 dilim kepekli ekmek bayat olanlar tercihendir
  • 2 yumurta
  • 200 gr beyaz peynir
  • azıcık tuz
  • istenirse maydanoz ama ben koymadım
  • ekmeklerin üzerine koymak için minik tereyağı parçaları
Yapılışı;
Yumurta,peynir,tuz,maydanoz ile harç yapalım ekmeklerin üzerine sürelim. Ekmekleri fırın tepsisine dizelim üzerlerine minik tereyağı parçaları koyalım fırında üzeri hafif kızarana kadar pişirelim. Afiyetler olsunnn...

12 Mart 2008 Çarşamba

Fırında Sebzeli Köfte



















Zahmetsiz rahmet olmaz der hep annem. Her işte böyledir işte. Zorlukların sonu hep güzeldir. Telaşların sonu hep derin bir oohh dur. Gecenin sonu hep sabahtır aydınlıktır. Üniversite sınavına hazırlanırken kapımın üzerine böyle beni motive edici sözler yazardım. Bir süre sonra eve gelenler de bana destek olsun diye söz yazmaya başlamışlardı. Bi çeşit oyun olmuştu artık. Hala gittiğimde kapıya bakarım silik milik ama çektiğim zahmetleri bana hatırlatır hep tebessüm ederim. Yetiştiğim yer küçücük bir yerdi o zamanlar dersane filan böyle şeyler çok zordu. Servisle dersaneye gidip gelip bişeyler yapmaya çalışırdık işte ve çok şükür bir sürü imkansızlığa rağmen bugün bulunduğum yerdeyim. Şimdi etrafıma bakıyorum da herkes varlık içinde ama acı olan varlığın değerini bilmemekte. Aileler çocukları için bir sürü zahmete katmakta fakat çocuklar hep daha ileriyi istemekle aileleri zora sokmakta. Nedir ki acaba yeni nesili bu kadar şükürsüz ve doyumsuz yapan. Bizler miyiz? Yawrularımızın yüzü gülsün diye her isteklerini yerine getiren aman dünyanın dertlerini onlar bilmesin biz herşeyi halledelim onlar sadece okullarına gitsin ders çalışsın diyen bizler miyiz? Nasıl bir nesil yetiştiriyoruz diye hiç sorguladık mı kendimizi ? Bu konu uzun yaw ben devam etmeyim arkadaşlar. Bak nerden nereye geldim bu yemeğin zahmetli ama çok lezzetli olduğunu yazacakken lafı nerden nereye getirdim:) Hadi tarife geçelim;
Malzemeler;
Köfte için;
400 gr kıyma
yarım demet ince kıyılmış maydanoz
2 tane rendelenmiş soğan
1 çay kaşığı kimyon (kimyon zeka gelişiminde çoooooooookkkkkkkk önemli )
1 çay kaşığı tuz
1 yumurta
1 çay kaşığı pul biber
3 dilim bayat ekmek içi
Diğer Malzemeler;
3 tane büyük boy yuvarlak doğranmış patates
1 tane julien doğranmış havuç
1 tane juliyen doğranmış kabak
2 su bardağı salçalı su biraz da tuz ekleyelim
Yapılışı;
Köfte malzemelerinin hepsini karıştırıp köfte yapalım. Köfteleri az yağda hafifçe kızartalım. Sonra fırın kabının altına patatesleri ortaya köfteleri en üste de sevzeleri yerleştirelim. Sonra salçalı suyu ilave edlim. Fırında 180-190 derece de patatesler yumuşayana kadar pişirelim. Afiyet olsun.

9 Mart 2008 Pazar

P.D.Ç.S -18 ve Portakallı Havuçlu Kek



















Bu çok vitaminli kekim http://kadininmutfagi.blogcu.com/ arkadaşımın ev sahibeliğini yaptığı Porselen Demlik Çay saatleri Etkinliği-18 için hazırlanmıştır. Kendisine kolaylıklar ve bol katılımlar diliyorum.
Bugün oldukça güzel bir gün geçirdim. İşyerinden arkadaşlarla hafta içinde planladığımız çocuklara hava aldırma için piknik olayımızı gerçekleştirdik. Ankarada yaşayanlar bilir Bayındır barajı-Mavi Göl diye bir yere gittik. Daha önce ben hiç gitmemiştim. Çok beğendim. Hava da o kadar güzeldi ki tüm kış eve kapandıktan sonra gerçekten ilaç gibi geldi. Akşam da Trabzondan gelen misafirlerimizin yanına gittik. Mert"in keyfine diyecek yoktu. Şimdi yorgunluktan sefil düşmüş halde uyuyor yawrum. Bu yaz eşimle karar verdik öle kapalı mekanlarda gezmek yok. Alcaz gazetemizi kitabımızı elimize demliycez demlikte çayımızı dooooğğru yeşil yerlere. Bu kekten de yaparım ohh miss gibi temiz hava alırız oğlum da oynar çayır çimende. Çocuk toprak görmüyor bilmiyor bugün garip garip bakıyor yerdeki taşlara. Çocuğa öğretelim doğayı. Hem doğayla çok fazla haşır neşir olan çocuklar mutlu çocuklar oluyor. İlerideki hayatlarında daha pozitif oluyor. Tabi bunlar benim varsayımlarım değil araştırmaların sonuçları.Şimdi tarife geçelim.
Malzemeler;
  • 3 yumurta
  • 2 çay bardağı toz şeker
  • 1 çay bardağı su
  • 1 çay bardağı süt
  • 1 çay bardağı portakal suyu
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • 1 orta boy ince rendelenmiş havuç
  • 1 tane portakalın kabuğu ince rendelenmiş olacak
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • minnacık tuz ( yani çok azzz:) )
  • 2 yemek kaşığı ceviz
  • 2 su bardağı un
Yapılışı;
Yumurta ve şekerler mikserle yaklaşık 10 dk çırpılır. iyice şeker eridikten sonra yağ, süt, portakal suyu, su katılıp tekrar çırpılır. 1 su bardağı un, kabartma tozu vanilya süzgeçten elene elene ekleyerek çırpılır. Ceviz, havuç katılır kalan un da yavaş yavaş ilave edilir.Yavaş yavaş diyorum eğer un fazla gelirse kesebilin diye. Hamuru yağınca yağlanmış kalıba hamuru dökün önceden ısıtılmış 175 derece fırında 50 dk kadar pişirin. Benim fırınım çok ağır çok güzel pişiriyor. Siz 35. dk dan sonra kekinize arada bakın ki sorun olmasın. Kürdan yada kuru bıçak sokup çıkardığınızda temiz çıkıyorsa kek tamamdır. Afiyet olsun. İyi Pazarlar olsun artık pazar oldu saat geçti yani..:)

6 Mart 2008 Perşembe

Tavuklu Börek



















Geçen hafta uzun zamandır hep plan yapıp bir türlü denk düşüremediğim arkadaşım Nurgül ve eşi ile ani bir plan ile görüştük. Bazen böyle yapmak lazım. Çünkü plan yaparsın olmaz o gün hop diye aradık birbirimizi hadi nerdesiniz diye ? Bir saat içinde buluştuk. Oh beraber yemek yedik sonra arkadaşıma çay içmeye gittik. Kısmet ya anneciği Nurcan teyze bize mis kokulu ve çok lezzetli bu börekten getirdi. Kısmet işte biz bu böreği yeme şerefine siz de tarifi almaya nail oldunuz. Gerçekten boğazıma kadar dolu olduğum halde koca bir dilim yemişim. Yemişim yani napim çok güzeldi. Arkadaşımdan tarifi annesinden almasını rica ettim o kadar güzel anlatmış ki aynısını koyacağım valla:)))

İŞTE SANA TARİFİ SEN DÜZENE SOKARSIN ARTIK. Diye başlamış:)) Ama düzene sokup bozmak istemedim :) Çok eğlenceli çünkü...

MALZEMELER :Bir but bir gögüs alıyormusun daha yumuşak daha lezzetli oluyormuş 2 si olunca bunları haşlıyorsun bir tencerede bol suyla yarım tencere su. not sade gögüs alırsan sert kalıyormuş içi :)) 4-5 tane soğan ama piyaz şeklinde dogruyorsun sıvıyağda soganı alacalı kavuruyorsun (yani yakmamak gibi) sonra haşlamış oldugun tavuğu ditiyormuşun daha sonra üzerine kekik kimyon karabiber kırmızı pul biber vs.. baharat çeşidi ama kesinlikle kekik olacak mış :) annem diyor bir kaç defa daha karıştırıyorsun 1 tepsi için 4-5 yufka 1 kase yogurt 2 tane yumurta yarım çay bardagı sıvıyagı harç yapıp yufkanın içine sürüyorsun sonra harçtan ilave edip sarıyorsun ısıtılmış fırında 170 derece de üzeri kızarınca çıkarıp pişirmiş oldugun tavuk suyunu bir yerde süz sonra 4-5 kepçe şerbet gibi böreğin üzerine döküyorsun tekrar fırına verip 5 - 8 dk daha pişiyorsun böylece çok vitaminli börek elde ediyorsun sabah kalktıgında yiyenler tavuk gibi gıdaklıyor muş

diye de bitirmiş. Ben okurken çok eğlendim. Tekrar misafirperverliğin için çok teşekkür ediyorum...

5 Mart 2008 Çarşamba

Güveç & Bale



















Bu hafta yazı eklemekte bayağı geciktim. Ama gerçekten hiç fırsatım olmadı. Diğer blog arkadaşlarımı da ziyaret edemedim. Eğitimlerle başım dertde de:) Artık ben en az 1 sene boyunca böyleyim haberiniz olsun. Bazen böyle herşey üstüste gelince kendimle başbaşa kalmaya zaman yetmeyince elim ayağıma dolaşıyor. Şikayetçi oluyorum gibi oluyor. Aslında düşününce öyle değil tabi ki de. İnsanın meşgalesi olması o kadar güzel bişey ki...Blogum da benim ikinci meşgalem hobim oldu. Çok seviyorum gerçekten. İyi ki açmışım iyi ki bişeyler yazıp paylaşıyorum ...



















Güveci yaparken bu sefer eşim ben yapıcam demişti ben de tamamen ona bıraktım tadı güzeldi ama patatesleri filan görüyorsunuz değil mi? Keşke hiç parçalamasaydı da bütün bütün atıverseydi:) Ama teşekkür ediyorum gerçekten çok lezzetliydi.

Bu yazıda da size bir ay önce gittiğim bir baleyi anlatacağım. Çalıkuşu"nu bilmeyeniniz yoktur ya filmini seyretmişsinizdir yada kitabını okumuşsunuzdur. İşte ben bunların hepsini yaptıktan sonra bir de balesine gittim. "Ayyy ne kadar güzeldiiiiii" diye başlamak istiyorum. Gerçekten o kadar güzeldi ki seyrine doyamadık desem yeridir. Sözler olmadan duyguların dansla nasıl ifade edilebildiğini gördük. Feride"nin o zor şartlar altında çocuklara sevgiyle eğitim verdiğini gördük. Aşkın o güçlü etkisini taaa damarlarımıza kadar hissettik. Hüzünlendik, heyecanlandık, tebessümm ettik, korktuk ... Her duyguyu tek kelime işitmeden zarif balerinlerin yumuşak hareketlerinde yaşadık... Gerçekten seyre değer herkese şiddetle tavsiye ediyorum. Mutlaka gidin. Temsil bittiğinde kızlarla öyle yerimize yapışmış halde kalmışız. Meğer bitmiş :) Gelelim tarifimize epeyce uzun bir yazı yazdım sizi bayıltmayayım

Malzemeler (6 Kişilik) ;
  • 1 kg parça et
  • 4 tane orta boy küp küp doğranmış patates
  • 1 tane orta boy küp küp doğranmış havuç
  • 2 tane küp küp doğranmış soğan
  • 4 tane küp küp doğranmış domates
  • 1 baş sarımsak
  • 4 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 su bardağı bezelye
  • yarım kg taze fasülye
  • tuz
Yapılışı;
Doğranmış sebzeleri domates hariç bir kaba alıp yeterince tuz ile tuzlayıp karıştırın. Toprak güvecin en altına 1 yemek kaşığı tereyağı ile 2 tane domatesi alın üzerine etleri yerleştirin. Etlerin üzerine sebzeleri ekleyin. En yukarıya 2 tane domatesi, sarımsakları ve tereyağını ekleyip kabın ağzını aleminyum folyo ile sıkıca kapatın. Fırında 200 derecede 2 saat ardından 180 derecede 2 saat pişirin. Bu süre size fazla gelebilir ama ben bu şekilde ağır ağır pişirdiğimde etler harika oluyor. Yani fırını açın gidin 4 saat sonra gelin:))) Elleirnize sağlık.

1 Mart 2008 Cumartesi

PDÇS-17 ve Portakallı Karanfilli Muffin



















Keki ve kekin her türlüsünü çok sevdiğimi öncelikle belirteyim. Bu muffini de çok sevdik aslında çok değişik değil ama paylaşmak güzel şeydir diyerek sizlerle paylaşıyorum.Bugün de Cumartesi belki hemencik mutfağa koşup yaparsınız. Pişmesi ve hazırlaması çok az zaman aldığından acil durum keklerinden biri olarak yapılabilir:)
Malzemeler;
  • 1 su bardağı toz şeker
  • 2 yumurta
  • 1 çay bardağı süt
  • 1 çay bardağı sıvıyağ
  • 1 çay bardağı su
  • 1 tane portakalın kabuğunun rendesi (rendenin ince tarafında rendelenecek)
  • 1 kabartma tozu
  • 1 paket vanilya
  • 3 tane ezilmiş karanfil
  • 2 su bardağı un az gelirse biraz daha eklenebilir yada koyu olursa sütle yumuşatabilirsiniz
Yapılışı;
Şeker ile yumurta iyice şekerler eriyene kadar yaklaşık 10 dk çırpılır. Süt, su, yağ ilave edilip tekrar çırpılır. 1 bardak un, kabartma tozu, vanilya eleklenerek karışıma ilave edilir kalan un da yavaş yavaş ilave edilir. Bu esnada karanfiller ve portakal kabukları eklenip kekin kıvamına bakılır. Hamur muffin kalıplarına yerleştirilip önceden ısıtılmış 175 derece fırında 20 dk kadar pişirili. Afiyet olsun
Not:Bu tarifi yayınladığım gün etkinliğe davet edildim. Arkadaşıma kolaylıklar diliyorum ve etkinliğe muffinlerimle katılıyorum. Sevgiler...