29 Ocak 2008 Salı

Etli Nohut




















Sonunda düdüklü tenceremin sırrını çözüp kıvamında nohut yapmayı başarabildim. Nohut bizim evde resmen bir serüven haline geldi. Kaç kere denemelerim hüsranla sonuçlandı. Taaa trabzonlardan nohut getirttim yok 1 gün önceden ıslamalar yok sıcak suda haşlamalar yok o yok bu.. Olmuyor olmuyor bir türlü anlamamıştım ve vazgeçmiştim artık :) Ama 5-6 ay aradan sonra tekrar denemelere başladık. Başladık diyorum artık eşim bu konuya el atmıştı :) Ama şükür nohutlarımız çok güzel oluyor. Hatta eşimin akrabaları "Elif bu nohutlarla kuş avlanır" espirilerini bile yaptılar ama nolduuu ? Hepsi gelsinler de şimdi nohut yesinler :)

Malzemeler;
  • 2 su bardağı nohut (1 gece önceden soğuk suyla ıslatılacak ve suya tuz atılacak)
  • 1 yemek kaşığı tereyağı
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 400 gr kuşbaşı et
  • 3 tane orta boy ince ince kıyılmış soğan
  • 1 lt su
  • 1 çay kaşığı kimyon
  • 1 çay kaşığı pul biber
  • 2 çay kaşığı tuz
  • 2 yemek kaşığı salça

Yapılışı;

önce zeytinyağını tencereye alıp biraz kızdırdıktan sonra etleri içine atıp orta hararetli ateşte su salmalarına izin vermeden soteliyoruz.Sonra ince kıyılmış soğanları ve tereyağını ekleyip sotelemeye devam ediyoruz. 2 yemek kaşığı salçayı ilave edip biraz daha kavuruyoruz. Sonra nohutları ilave edip 3-4 dk kısık ateşte kavuruyoruz. Kavrulma işlemi bittikten sonra 1 lt kaynar suyu, kimyonu, biberi ekleyip düdüklünün ağzını kapatıyoruz. Kaynamaya başladıktan sonra düdüklünün altını kısıp 25 dk pişiriyoruz. Piştikten sonra tuzunu ilave edip 5 dk dinlendirip servis yapıyoruz. Afiyet olsun

26 Ocak 2008 Cumartesi

Aşure



















Evet aşuremi sonunda yaptımm...Bu sabah erkenden kalktım ve aşuremi yaptım. Bu ikinci denemem oldu ama bu sefer oldu artık. Geçen sen de yapmıştım kıvamını tutturmuştum ama şekeri az olmuştu. Bu sefer herşeyi gayet güzel olmuştu. Pazartesi işe giderken işyerindekilere götürüp test ettireceğim. Artık herkes beni tehdit eder oldu. "Elif öyyle bedava yorum yok yaptıklarını getir tadına bakalım ona göre yorum yapalım" :) Uyanıklar böyle bir yöntem buldular kendilerine :)
Aşureyi yaptıktan sonra malumunuz oğlumun yaş günü geliyor ya bi de ilk yaşı ya özene bezene bişeyler hazırlamak istiyorum. Bu nedenle kendimi alışveriş merkezlerine attım. Neden ? Bi sorun neden? Yakışıklıma kostüm bulmak için ..Ama ne gezer 1 yaş için yok yok yok. Ayaklarıma karasular indi. Tüm bebek mağazalarına oyuncakçılara heryere baktım ama hep 3-4 yaştan başlıyor :( Ee napalım ben de kot pantolon tişört kurtarıcısına devam dedim. Oysa şirinler kostümü bulsam ne güzel olurdu. Ama hala 2 haftam var bakarsın bulurum umudumu kaybetmedim :) Çünkü Mert doğmadan ona hastaneye ziyarete gelenler için süs yapacaktım ama aradığım şeylerden bir türlü bulamamıştım. Karnım burnumda gezmediğim yer kalmadı tam vazgeçmiştim ki bi baktım eşim elinde bir broşürle geldi. Crown diye bir mağaza !!! Allahh ben koşa koşa oraya.. Bir giderim ki aradığım şeylerden envai çeşit varmış ve Ankara da bayağı da bilinen bir mağazaymış. Altın bulmuş gibi sevinmiştim. Belki gene öyle olur. Belki bu sefer yorumlarınızla bana fikir verirsiniz belki bişeyler olur işte 2 hafta var olur olur...:)
Hadi tarife geçelim şimdi
MAlzemeler;
  • 2 su bardağı bir gece önceden suya koyulmuş arpa
  • 1 su bardağı bir gece önceden suya koyulmuş kurufasülye
  • 1 su bardağı 1 gece önceden suya konulmuş nohut
  • 2 yemek kaşığı pirinç
  • 1 yemek kaşığı bulgur
  • 1 yemek kaşığı irmik
  • 1 tatlı kaşığı mercimek
  • 1 portakalın kabuğu ( ince ince doğranmış)
  • 4-5 adet karanfil
  • 2 kahve fincanı kuru üzüm
  • 1 tane kübik doğranmış elma
  • 1 tane kübik doğranmış armut
  • 2 kahve fincanı kuru incir
  • 2 kahve fincanı kuru kayısı
  • 1 kahve fincanı hurma
  • 2 su bardağı şeker ama ben sonradan 2 yemek kaşığı daha ekledim
  • 1 yemek kaşığı pekmez
  • 1 çay kaşığı tuz

Süslemek için

  • fındık
  • tarçın
  • varsa nar ama benim yoktu koyamadım
  • ceviz

Yapılışı;

Benim tencerem 5 lt lik tencerelerdendi ama sanırım az daha büyük olsaydı yapması daha kolay olacaktı. Ara sıra taştığını belirteyim. Buğday,nohut,portakal kabuğu,karanfil ve kurufasülyeyi tencereye alıp tencereyi 5-6 parmak az olacak şekilde su doldurup kaynatmaya başlıyoruz.( Su miktarını aşureyi pişirirken ayarlayabilirsiniz. Eğer su ilave etmeniz gerekirse mutlaka kaynamış su ilave edin ) Nohutlar haifçe yumuşamaya başlayınca şekeri ilave ediyoruz. Bu dediğim aşama orta hararette yaklaşık 1- 1.20 saati buluyor. Nohutların tadına bakmanızı yumuşamaya yüz tutmasını beklemenizi tavsiye ederim.Şekeri ilave ettikten 5 dk sonra pirinç,mercimek,irmik ve bulguru ilave edip 20 dk daha kısık ateşte karıştıra karıştıra kaynatıyoruz. Sonra meyveleri suya koyup 5 dk çözülmelerini bekliyoruz ve onları da ince ince doğrayıp tencereye ilave ediyoruz. Bu esnada 1 yemek kaşığı pekmezi de ilave edip aşurenin güzel bir renk almasını sağlıyoruz. Meyveleri katınca 7 dk daha aşureyi pişirip altını kapatıyoruız. Meyveleri kattıktan sonra çok kaynatırsanız aşure kararır ona göre. sonra sıcakken servis yapacağımız tabaklara alıp üzerini tarçın,fındık ceviz ve nar ile süslüyoruz. Afiyet olsun eviniz bereket dolsun...

23 Ocak 2008 Çarşamba

Milföylü Sosisli Börek
















Doğum günü menüsünden yavaş yavaş tariflere geçelim değil mi ? Bu marifetli eller Tülay teyzeye ve bu börekler de o marifetli ellere ait.Yapımı çok kolay tadı da çok güzel olan bu börekler canınız çok börek çektiğinde ve çok vaktiniz olmadığında yada "Alo canımcım biz şimdi size çaya geliyoruz 1 saate ordayız" diye arayan arkadaşlarınıza boş çay vermek istemediğinizde hemen sizi kurtarır:) Çıtır çıtır sıcacık ohhh hadi hemen yapalım dimi ?
Malzemeler;
  • 1 paket milföy hamuru
  • her milföyün içine 1 tane olacak şekilde parmak sosis
  • 1 yumurta sarısı

Yapılışı;

Milföy hamurları normalde büyük oluyor.Bu hamurları iki parmak eninde kesip her birinin içerisine 1 tane sosis yerleştirip sarıyoruz.Sardığımız parçaları tepsiye diziyoruz. Üzerine 1 yumurta sarısını sürüp çörekotu susamla yada hangisini tercih ediyorsanız onla süsleyip önceden ısıtılmış 180 derece fırında üzerleri kızarıncaya kadar pişiriyorsunuz. Afiyetler olsun efendim.

21 Ocak 2008 Pazartesi

Rengarenk Kurabiye ve Doğum Günü















Pazar Günü tatlı bir telaş vardı. Oğlumun arkadaşı Doğa 2 yaşına basacaktı ve biz de davetli idik. Bir gün öncesinden hazılıklara başladık tabi. Önce hediyemizi aldık sonra hediyemizin yanına ek olarak bi de kurabiye yaptık.Tarifini buradan ve buradan karıştırarak yaptığım kurabiyem bayağı beğeni topladı. Etabi Tülay teyzenin yaptığı lezzetleri deneyemediğiniz için sizin adınıza ne kadar üzgünüm anlatamam :p :) Ama şimdilik resimlerini sonra da tariflerinini sizinle paylaşma sözü aldığım için sevinebilirsiniz:)

Biraz doğum gününü anlatayım. Doğa 2 yaşına basmakla beraber 20 yaşındaymış gibi konuşmaları olduğu için hepimizi gülmekten bi hal etti desem yeridir. Bir sürü çocuk vardı.Zaman zaman oyuncak kavgaları yaşansa da genel anlamda epeyce eğlendiğimiz bir parti oldu. Uzun zamandır göremediğim arkadaşlarımı ve bebeklerini görmüş olmak da işin ayrı bir zevki idi. Sonlara doğru Mert"i iyice uyku bastırınca biz en erken ayrılanlardan olmak zorunda kaldık. Sonuç olaraka oğlum da ben de çok eğlendik. Yakında bizim doğum günümüz var şimdiden hazırlıklara başladım desem gülmezsiniz heralde. Eeee konsept çalışmaları uzun sürüyor. Aksi gibi bu hafta gene eğitimdeyim gene ilgilenemeyeceğim. Son hafta hepsini nasıl yetiştiricem bilmiyorum ama yapıcaz bişiyler :) Şimdi tarife geçelim

Malzemeler;

  • 3 çay bardağı toz şeker
  • 1 paket margarin ama tereyağı olanlar tereyağı kullansa daha sağlıklı olur
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket kabartma tozu
  • 2 yumurta (1 tanesinin beyazını dışına sürmek için ayırın)
  • 1 paketten biraz daha az kakao
  • 4 bardak un

Yapılışı;

Yağ ile şekeri iyice yoğurup özüyoruz.Özemek yani iyice birbirine karıştırmak. Garip garip kelimeler kullanıyorum sanırım:) Sonra içine yumurtaları kabartma tozunu vanilyayı ekleyip biraz daha yoğuruyoruz.Sonra unu yavaş yavaş karıştırıp kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde ediyoruz ve hamuru ikiye bölüyoruz.Bir tanesine kakakoyu karıştırıp yoğuruyoruz ve hamurları dolapta yarım saat bekletiyoruz. Sonra hamurları aynı boyda merdane ile açıp beyaz altta kakaolu üstte kalacak şekilde üst üste koyup rulo yapıyoruz. Ruloyu dolapta 1 gece bekletip (benim vaktim olduğu için böyle yaptım isterseniz 1 saat sonra pişirebilirsiniz) 1 parmak eninde kesip tepsiye diziyoruz ve üzerine yumurtanın akını sürüyoruz. İsterseniz sürmeyebilirsiniz de. Sonra önceden ısıtılmış fırında üzeri çok hafif pembeleşinceye kadar pişiriyorsunuz. Afiyetler olsunn...

19 Ocak 2008 Cumartesi

Soslu Tavuklu Makarna



Aşure günü aşure tarifi yazmak isterdim ama daha aşuremi yapamadım hiç vakit olmadı. Ama bugün eve alışverişimi yaptım,10 tane çok taneli erzak aldım, insanlara selam verdim, evin temizliğini yaptım, sadaka verdim, oğlumu şifa olsun diye yıkadım. Yani diyeceğim o ki annem ne dediyse yaptım:) Ama Aşure Günü gerçekten çok mübarek bir günmüş bu günde yapılan hiçbir dua geri çevrilmezmiş.Bu nedenle böyle günleri değerlendirmek gerekir.Aşure gününün özelliklerini belirten yazıyı da aşureyi yapıp yayınlayınca yazıcam yoksa şimdi olmaz dimi? Hem aşure yapmadı hem de kolay yoldan yazıveriyor demeyin sonra :p

Malzemeler;

  • 1 paket makarna
  • yeterli miktarda kaynar su
  • 1 tatlı kaşığı tuz

Sos İçin

  • 1 kase kübik doğranmış tavuk ince olursa iyi olur
  • 1 tane kırmızı biber
  • 1 tane küçük boy rendelenmiş soğan
  • 1 tane rendelenmiş domates
  • 1 tatlı kaşığı salça
  • 1 çay kaşığı kimyon
  • 1 çay kaşığı kekik
  • yeteri kadar tuz
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 2 yemek kaşığı su
  • 2 diş rendelenmiş sarımsak

Yapılışı;

Makarnaları geniş bir tencereye alıp üzerini 4 parmak geçene kadar skaynar su ilave edelim.tuzunu da ilave edip makarnaları haşlayalım.Makarnalar yumuşayınca süzüp bir kenara alalım.Ayrı bir tavada 3 yemek kaşığı zeytinyağını orta hararette ateşte kızdırıp içine tavukları atıp soteleyelim.Sonra rendelenmiş soğanı biberi atıp sotelemeye devam edelim.Sonra sarımsağı baharatları ve salçayı katıp kavurmaya devam edelim sonra 2 yemek kaşığı su ilave edip tavuklar pişene kadar altını kısarak pişirelim.Makarnaları borcama alalım üzerine sosu ilave edip servis yapalım.Afiyetler olsun ...

15 Ocak 2008 Salı

Ispanaklı Kıymalı Gül Böreği ve Neşeli Pazarlar
















Bu hafta işyerinde eğitimde olacağım için çok fazla sizlerle birlikte olamayabilirim ama yine de sizleri tarifsiz bırakmayacağım :) Bu caaanım böreklerden sizi mahrum bırakırmıyım hiççç? Tarif aslında bilindik bişey. Ama benden dinlemesi başka olur :P. Lezzeti gerçekten harika oluyor..















Pazar sabahları genelde her evde özene bezene hazırlanan sofralar, şöyle kahvaltıdan sonra içilen Türk kahveleri yanında okunan günlük gazeteler, yayıla yayıla oturmalar, kahvaltıya gelen arkadaşlarla öğleden sonralara kadar uzanan sohbetlerle geçer hep.Benim aklımda Pazar denilince hep bu manzaralar olur. E tabi çalışan bir annenin kızı olarak akşam saatlerindeki hafta içine yetişecek olan yemekleri yapma ve ertesi günün kıyafetlerini ütüleme hazırlama derdi de gelmiyor değil yani :) İşte bu da bizim evden bir Pazar manzarası :)















Pazar günümüzü şenlendiren arkadaşlarımız da vardı. Epeydir görüşemiyorduk bayağı iyi oldu. Onların da biri kız diğeri erkek ikizleri var . Mert çocuklara "benle oynayın" diye saldırıyor çocuklar da benim minikten korkuyorlar.Halleri seyre değerdi gerçekten :) Çok güzel bir Pazar günü geçirmiş olduk.Onlar için hazırladığım bu böreği ve kahvaltı masasını görünce siz de ne kadar güzel bir gün olduğu anlamışsınızdır dimi ? Eee sohbet uzadı uzadı beraber dışarı çıktık çocukları gezdirdik ama o kadar soğuktu ki dışarı çıkınca sıcacık evimizden çıkmasaydık keşke demedik de değil yani. :) İşte bölle bir gün geçirdik. Şimdi tarife geçelim neşelenelim dimi?
Bu sefer çok resim koydum dimi ama üçünü de koymak istedim yaa.. Bişi olmaz..
Malzemeler;
İçi için;
  • 400 gr kıyma
  • yarım kg ıspanak
  • 1 tane rendelenmiş soğan
  • yarım demet incecik doğranmış yeşil soğan
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 çay kaşığı kimyon
  • 1 çay kaşığı kekik
  • 3 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 5 tane yufka

Sosu için;

  • 2 su bardağı yoğurt
  • yarım su bardağı süt
  • 1 kahve fincanı zeytinyağı ben biraz daha az kullandım
  • 2 yumurta (tercihen kullanılmayabilir de şart değil ama ben koydum)
  • yarım çay kaşığı tuz

Yapılışı;

Önce ıspanakları ayıklayıp ince ince doğruyoruz ve kaynar suyu üzerine döküp 3-4 dk bekletip soğuması için soğuk su ilave edip elimizle sularını sıkıp genişçe bir kaba alıyoruz. Ayrı bir tavada zeytinyağını kızdırıp kıymaları içinde kavuruyoruz . Kıymalar pişmeye yakın rendelenmiş kuru soğanı tavaya alıyoruz biraz da o şekilde soteliyoruz. Sonra bu karışımı ıspanakların içine döküyoruz. Ispanaklara yeşil soğanı baharatları ve tuzu ilave edip harmanlıyoruz. İç malzeme böylece hazır olmuş oluyor. Sonr sos malzemelerini ayrı bir kapta karıştırıyoruz. Böreğin yapımı aşamasında ise tek yufkayı tezgaha serip bıçakla 4 e bölüyoruz. İç malzemeden sürüp geniş tarafına harcı seriyoruz ve sigara böreği sarar gibi sarıp sonra resimdeki gibi rulo yapıyoruz. Diğer yufkalara da aynı işlemi yapıyoruz. Arta kalan sosu böreklerin üzerine sürüyoruz ve çörek otu susam karışımı ile süslüyoruz. Sonra 180 derece fırında üzerleri kızarana kadar 45-50 dk civarı pişiriryoruz. Afiyetler olsun efendim..

Not: Yazarken pek uzun oldu gözünüz korkmasın aslında işe girişince çabucak oluveriyor:)

Bu arada blogumu bugün itibari ile 1000 den fazla kişi ziyaret etmiş. 2.5 ay için çok güzel bir rakam nasıl mutlu oldum anlatamam. Valla yarısı ben ve akrabalarım değil gerçekten :) İnşallah milyonlara diyelim dimi ?





14 Ocak 2008 Pazartesi

Ruşeym İlaveli Ekmek
















Herkese iyi haftalar arkadaşlar. Bu hafta çok mutlu çook huzurlu ,çookk arkadaş canlısı , çookk tatlı ,çoookk işeriniz hep yolunda giden, çookkk kalbi temiz, çookk iyi niyetli, çookk çookkk herşeyden hepsinden olun inşallah.Ne saçma bi cümle oldu yaa!! Başlamış bulundum sonu böyle geldi işte.Bu ekmek Pazar kahvaltılarımıza eşlik eden muhteşem ekmeklerimizden birisi. Benim özel karışımlarımdan filan değil belirteyim.:) Ama çok güzel napim yazmak paylaşmak istedim. Aslında bu resim ve tarif belki 1 aydır arşivimde beklliyor ama bir türlü fırsat olmadı olmadı işte. Olmayınca olmuyor napalım . Aa şu da bu da derken günlermiz gelip geçiyor. Böyle demişken aklıma geldi. Üniversiten oda arkadaşım Ayşe kayınvalidesini kaybetti. Dün akşam onların yanındaydık. Yolda giderken eşimle artık cenazelere gider olduk heralde yaşlanıyoruz diye konuştuk. Gerçekten de öyle ... Teyze ile Hacca gitmeden önce görüşmüş helalleşmiştik. Çok tatlı çok mübarek bir kadındı yeri cennet olur inşallah. Zaten Hac "dan dönünce vefat etti. Ne güzel bir ölüm oldu onun için ne yüksek bir mertebe...Bu nedenle yapmak istediğimiz şeyleri hep erteliyoruz ya bu alışkanlığımızdan hemen vazgeçmemiz lazım. Yoktan yere dünya işleri için kalp kırıyoruz ya hemen vazgeçmemiz lazım..,Geç kaldım yemek yapmam lazım, şunu bunu yapmam lazım diye eteğimizden çekiştiren bebeğimiz "oğlum accık sabret" diyip bazen ihmal ediyoruz ya hemen vazgeçmemiz lazım ..Akrabalarımızı aramayı ihmal ediyoruz ya hemen vazgeçmemiz lazım.. Hem de hemen...İnşallah hepimiz bazı ihmallerimizden vazgeçeriz...
Şimdi tarife geçelim biraz neşelenelim
Malzemeler;
  • 1 Paket Söke Ruşeym İlaveli Un Karışımı
  • 320 ml su
  • 1 poşet maya

Yapılışı;

Önce ekmek makinasının haznesine suyu dökelim. Üzerine un karışımını ilave edelim .Sonra 1 poşet maya katıp makinayı kapatalım. Makinayı 700 gr ekmek ağırlığı, dark ekmek rengi ve 3.18 dk lık süreye ayarlayıp pişirelim.Afiyet olsun.

10 Ocak 2008 Perşembe

Dereotlu Kaşarlı Bulgur Pilavı
















Bu benim bulgur pilavi specialllerimden işte :) Bulgur pilavı yaparken içine değişik değişik şeyleri katmayı çok seviyorum. Epeydir bu tarifi yayınlanacaklar listesnde bekletiyordum bugüne kısmet oldu. Şimdi bir yandan Mert"i sallıyorum bir yanda da blogumu güncelliyorum. Eee vakit nakittir dimi:) Uyanık olduğu zaman o da tırmanıyo tuşlara basıyo beni bir türlü rahat bırakmıyor.Uyuturken rahat rahat yazayım dedim ii etmişim dimi? Yakışıklım uyanmadan tarifi tamamlayayım. Hadi yapalım yiyelim neşelenelim:)
Bunları yazdım Mert ağlamaya başladı hissetti tabi annesinin bişeyler yaptığını kalktı şimdi cinn..Artık devamını oğlumla beraber yazacağız bakalım:)
Malzemeler;
  • 1 su bardağı bulgur
  • 1 tane rendelenmiş soğan
  • 3 diş rendelenmiş sarımsak
  • 4 dal dereotu
  • 1 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 yemek kaşığı zeytinyağı
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 tatlı kaşığı salça
  • Üzeri için küp küp doğranmış kaşar
  • 2 su bardağı sıcak su

Yapılışı;

Yağları düz bir tencereye alıp içine rendelenmiş soğanla sarımsağı ekliyoruz. Soğan ve sarımsak pembeleşinceye kadar kavuruyoruz. Sonra salçayı ekleyip biraz daha kavuruyoruz. Yıkanmış bulguru tencereye alıp biraz daha kavuruyoruz. Sonra 2 su bardağı kaynar su ilave edip çok kısık ateşte pişmeye bırakıyoruz. Pişmeye yakın ince ince doğradığımız dereotlarını ve tuzu pilava ilave edip biraz daha pişiriyoruz. Pilav iyice suyunu çekince tencerenin ağzını açmadan 20 dk demlenmeye bırakıyoruz. Afiyetler olsun efendim..

8 Ocak 2008 Salı

Tavuklu Pırasa
















Pırasayı tavuklu yapmaya başladığımdan beri zeytinyağlısını yapmaz oldum.Bu halini çok beğeniyoruz.İnsanın damak tadını geliştirmeye çalıştığı bir bebeği olunca "Şunu nasıl yapsam da yese, şunu şuna katsam da tadını anlamasa ama vitaminini alsa, sarmısağı saklasam da mı yese saklamasam da mı yese" gibi komplo teorileri üretmek günlük işlerden oluyor.Mert de pırasayı bu şekilde daha iyi yiyor artık ben de hep böyle yapıyorum. Özellikle pırasa sevmeyen arkadaşlarım gerçekten denemeye değer.. Hadi yapalım yiyelim neşelenelim..:)
Malzemeler;
  • yarım kg ince ince doğranmış pırasa
  • 1 kase kübik doğranmış tavuk göğsü
  • 1 tane büyük boy kübik doğranmış havuç
  • 1 yemek kaşığı pirinç
  • 1 tatlı kaşığı salça
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 1 çay kaşığı pul biber
  • 4 yemek kaşığı zeytinyağı

Yapılışı;

Zeytinyağını tencereye alıp iyice kızdırıyoruz.Salçayı ekleyip karıştırıyoruz.Sonra tavukları ekleyip orta hararetli ateşte tavukları soteliyoruz.Tavukları kısık ateşte pişirirseniz sulanırlar ateş orta hararette olursa sulanmadan sotelenme işlemi gerçekleşmiş olur.Tavuklar hafif kızarmaya yüz tuttuğunda içine pırasaları ve havuçları atıp salça tüm sebzelere geçene kadar karıştırıyoruz.Sonra pirinçleri ekleyip ocağın en küçük kısmının düşük seviyesinde ağzını açmadan pişmesini bekliyoruz. Tabi pişmeye çok az kala 1 çay kaşığı tuz ilave etmeyi unutmuyoruz.Eğer tercih ederseniz 1 çay kaşığı pul biber de ekleyebilirsiniz. Afiyetler olsun

Not: Ben pırasaya hiç su katmam aşırı kısık ateşte pişince kendi suyunu salar ve o su pişmesine yeter ama sizin pişirdiğinizde suyu çok az kalıyosa ve dibine tutacak gibi ise yarım çay bardağı su ekleyebilirsiniz.

7 Ocak 2008 Pazartesi

Buğdaylı Yoğurt Çorbası

















Evet kış günlerimizin sıcacık çorbası geldi. Büyükler için oldukça doyurucu bebekler için de gayet vitaminli olduğu için yapılması lazım dimi? Anneciğim sık sık yapar bu çorbayı. Hep yaparken aklıma gelir. Ayrıca et yemekleri yapıldığı zaman yanında bu çorba ile servis etmesi çok hoş oluyor.Hadi bakakalım yapalım yiyelim neşelenelim:)
Malzemeler;
  • 1 kase yoğurt
  • 1 yumurta
  • 1 yemek kaşığı un
  • 3 yemek kaşığı buğday
  • 1 lt su

Sosu için

  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 tatlı kaşığı nane

Yapılışı;

Önce buğdayları güzelce yıkayıp tencereye alıyoruz.Üzerine 1 lt suyu ekleyip buğdaylar yumuşayıncaya kadar pişiriyoruz.Sonra bir kaseye yoğurdu,yumurtayı,unu alıp çırpıyoruz.Kaynayan suyun içine hazırladığınız karışımı döküp hızlı hızlı kaynayana kadar karıştırın. Eğer yeterince hızlı olmazsanız yoğurt kesilir ve çorbanız peynire dönebilir. Sonra çorbayı bu şekilde 10 dk kısık ateşte kaynatıp kenara alıyorsunuz. Ayrı bir tavada tereyağı ve naneyi yakıp çorbanın üzerine ilave edip servis yapıyorsunuz efendim. Afiyetler olsunn...

5 Ocak 2008 Cumartesi

Çok Şık Bir Atkı



Marifetlerimin sadece yemek yapmakla sınırlı olduğunu sananlar çok yanıldılarrr:) İşte size çookk şık bir atkı ördüm.. Pek sıcak tuttuğu söylenemez ama aksesuvar olarak düşünürsek sıcaklığın çok da önemi kalmıyor dimi? E tabi biz hanımlar için şıklık çok önemlidir. 2 haftalık gayretlerim sonucunda bu atkıyı bitirmeyi başardım. Gecikmemde bu kadar etkisi olan sevgili oğlumu da burdan kutluyorum. Ha bire şişlerimi çıkarıyor, almak istiyor, alınca batıcak bi yerine diye beni tepesinde asker ediyor... derken bitti ben de kurtuldum O da şişlerin peşinden koşmaktan kurtuldu... Hadi örelim neşelenelimm:)
Malzemeler;
  • 2 tane Himalaya Samba ip
  • 4 numara şiş
  • çok sabır çokkk:)

Yapılışı;

Üst resimde gördüğünüz gibi bu ip yaklaşık 1.5 cm eninde bir ip. İpin üst kısmından eşit aralıklar belirleyip şişi 6 kere batırıp çıkarıyoruz. Normal ilmek almak gibi değilde şişi batırıp çıkarmak gibi düşünücez oldu mu? Sonra ipi açarak sadece üst kısmını geçirerek örmeye devam ediyoruz. Ördükçe açılıp resimdeki gibi fırfır halini alıyor. Bilmem anlatabildim mi? Yaw sanırım pek anlaşılır olmadı ama inanın ipi elinize alınca "hımmm" diyip örmeye başlıcaksınız. Hadi bakalım kolay gelsinnn:)

3 Ocak 2008 Perşembe

Börülce Salatası

Eveettt yılbaşı menümüzün ikinci salatası bugün vitrinlerdeee:)Gülay teyze İzmir den gelirken bana da börülce getirmiş.Aman ne lezzetliydiler.Valla çok beğenerek yedik.Çok teşekkür ediyorum kendisine...Hadi yapalım yiyelim neşelenelim...:)
Malzemeler;
  • Yarım kg haşlanmış börülce
  • 2 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
  • 3 diş ince ince doğranmış sarımsak
  • 1 tutam tuz
  • istenirse 1 domates rendesi ama ben olmadığı için koyamadım

Yapılışı;

Tüm malzemeleri genişçe bir kaba alıp karıştırıyoruz.İşte bu kadar.çÇok basit dimiii..


1 Ocak 2008 Salı

Yılbaşı ve İki Salata




Biz bankacıların yılbaşı diye mefhumu yoktur.İşte olmak demektir yılbaşı.Ama ben bebeğimin küçüklüğü nedeni ile bu sene affedildim:)Tabi sadece 31 i gecesi bugün bütün gün çalıştım işteydim valla canım çıktı.Hala kulağımda "yedek yaptınız mı yapmadıysanız acil yapın" sesleri çınlıyor.Her yılbaşı kabus gibi gerçekten.Ama bitti ohhh:)Ama eşim işteydi ee ben napcam tek başıma Ceren diye arkadaşımın da eşi işte olduğu için hadi gel dedim bize.Kim demiş kız kıza hatta iki kişi eğlenilmezz.:)Ceren geldi en güzel tabaklarımız çatallarımı kaşıklarımızı kristal bardaklarımızı çıkarttık.Tavukları hazırlayıp sosa yatırdım ızgarayı yaktımm miss gibi bir pilav ve dumanı üzerinde bir mercimek çorbası yaptım yanına iki çeşit harika salata üstüne tatlımız kuruyemişlerimiz meyvelerimizzz Allahhh çatladık valla.E tabi muhteşem yemek sonrası türk kahvesiz olmazdı tabiii:)

Tarife geçelim

Kırmızı Lahana Salatası
  • 1 tane orta boy ince ince doğranmış kırmızı lahana
  • 1 tane limon
  • yarım ay bardağı zeytinyağı
  • 1 çay kaşığı tuz
  • yarım çay bardağından biraz az sirke

Yapılışı:

genişçe bir kaba ince doğranmış lahanaları sirkeyi tuzu limonu alıyoruz .KArışımı elimizle iyice lahanaların suyu çıkana kadar ovuyoruz.Sonra yağı ekleyip servise sunuyoruz.Aslında bu salata dolapta 1 gün dinlenince daha güzel oluyor.Diğer salatanın tarifi sonra gelecekkk...

Hepinize mutlu huzurlu bir yıl diliyorum ...Hadi hep neşelenin bu yıll oldumu:)